İkinci açılım sürecinde İmralı canisinin, silah bırakma ve kendini feshetme çağrısını, Suriye PKK’sı olan YPG’yi (SDG) kapsayıp kapsamadığı tartışması yaşanırken, şok bir gelişme yaşandı. Suriye’nin yeni yönetim lideri Ahmet El Şayra ile Abdullah Öcalan’ın manevi oğlu ve YPG lideri Mazlum Kobani arasında ABD’nin gözetiminde 8 maddelik bir anlaşma yapıldı.
Yapılan anlaşma eşitler arasında yapılan bir anlaşma görüntüsünde yapıldı. Bu anlaşma son bir anlaşmadan ziyade, ön bir anlaşma olarak yapıldı.
İmralı canisi Abdullah Öcalan’ın yaptığı çağrıyla bütün PKK unsurlarının silah bırakacağı söyleminin bir yalan olduğu, PKK tarafından Suriye’de kurulan YPG’nin silah bırakmayacağını, yapılan anlaşmayla Kuzeydoğu Suriye'de göstermelik olarak Suriye yönetimine bağlı olan, gerçekte yine YPG yönetimine bağlı kalacak ikinci veya üçüncü ordu olarak, faaliyetine devam edecek bir yapı oluşturuldu.
Bu imzadan sonra yeni Suriye yönetiminin, Türkiye’nin kontrolünde olmadığı, ABD’nin ve İsrail’in kontrolünde olduğu göründü.
YPG lideri Mazlum Kobani bir gazeteye verdiği röportajda, “Amerikalılar bu işi bütün detaylarıyla hazırladılar. Mutabakat metnini, ileriki aşamalarda bir sorun çıkarsa hallederiz dediler” dedi.
Bu anlaşmanın hiçbir yerinde Türkiye yok. YPG sözcüsü Ferhat Şami bir açıklama yaptı: “Suriye milli Ordusu’na dönüşen HTŞ sadece sınırlara gelebilir. İşit’lilerin bulunduğu cezaevlerini yine bizim kontrolümüzde kalacak. Bu ceza evlerine Suriye yönetimi bir yönetici gönderecek. Bu anlaşma ABD nin etkin arabuluculuğuyla yapılan bir ön anlaşmadır” dedi.
Ve işin gerçek yüzünü itiraf etti: “Bu anlaşma aslında Türkiye’nin saldırılarını durdurmak için yapılmıştır” dedi.
Abdullah Öcalan’ın feshi etme çağrısının kendilerini kapsamadığını açıklayan YPG/PKK ya karşı bir kara harekatı planı yapan Türkiye’nin, önünü kesmek için yapılan bir anlaşmadır.
Suriye yeni Cumhurbaşkanı Ahmet El Şara’ın Türkiye alehinde attığı bu imzanın hesabını sormak için, geçtiğimiz günlerde AKP nin A takımı kabul edilen, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Savunma Bakanı Yaşar Güler ve MİT Başkanı İbrahim Kalın Şam’a çıkartma yaptılar.
Türkiye Körfez Savaş’ından sonra, Irak’ın kuzeyinde kurulmak istenen Peşmerge Devletini’ne kadar karşı çıksa da, bütün altyapısını elektrik enerjisini ve hatta Barzani yönetimi orada memurların maaşlarını ödeyememiş, Türkiye’nin yaptığı para yardımıyla maaşları ödemişti. Türkiye özerk Peşmerge devletinin hamisi olmuştur.
Daha önce de belirttiğimiz gibi Kuzey Doğu Suriye’de kurulacak bu özerk yapının da hamisi Türkiye olacak.
Suriye politikasından kâr sağlayamayacağı belli olan Türkiye, bu süreçten sonra en az zararla çıkmaya çalışmalıdır.


