Okey masasının etrafında toplanmış, elinde çay bardağıyla dünyayı yöneten “okey profesörü” dayılarımız vardır. Okey oynamadıkları boş vakitlerinde, küresel sırları bir bir dökerler. Dinlersiniz; gülersiniz, dalga geçersiniz.
“Armstrong Ay’a çıktığında ezan sesi duymuş.”
“Uzaydan bakınca görünen tek insan yapımı yapı Çin Seddi.”
“Dünyayı yöneten 7 aile var: Rockefeller, Rothschild, Morgan, Oppenheimer, DuPont, Baruch, Warburg…”
Bunları öyle bir özgüvenle sayarlar ki, sanki gizli arşivleri bizzat kendileri açmış gibidirler.
Ama gel gör ki, yıllarca burun kıvırdığımız bu sohbetlerin bazıları, bugün ABD Adalet Bakanlığı’nın açıkladığı belgelerle yeniden tartışılır hâle geldi.
Karayipler’de bir adada, reşit olmayanlara yönelik sistematik istismar iddiaları, siyasetçilerden iş insanlarına uzanan temas ağları, 2008’de yapılan tartışmalı ceza anlaşması ve sanığın 2019’daki şüpheli ölümü… Dosyanın her aşaması kamuoyu açısından başlı başına bir skandal.
Küçük yaştaki kız ve erkek çocukların seks kölesi olarak zorla alıkoymak. Dünyanın en büyük bileşim zenginleri, Avrupa’nın ve özellikle Amerika’nın önde gelen siyasetcileri ve Hollywood’un en ünlü sözde sanatçıları bu iğrenç skandalın baş aktörleri.
Bu skandal sadece ABD’yi değil, İngiltere’yi de sarstı. Kraliyet ailesine kadar uzanan ilişkiler ortaya saçıldı. İngiltere’de başbakanı zor durumda bırakan, istifaların konuşulduğu bir süreç yaşandı. Prens Andrew’un kraliyet görevlerinden uzaklaştırılması, olayın ciddiyetini zaten anlatıyor.
İşin daha çarpıcı tarafı ise tarihsel bağlar. Kurtuluş Savaşı’nda Anadolu’da büyük yıkımlara imza atan, yerleşim yerlerini yakan Yunan kraliyet ailesinin bir kolunun bugün İngiliz aristokrasisiyle olan bağlantıları yeniden gündeme geldi. Tarih, bazen hiç beklemediğiniz yerden karşınıza çıkıyor.
İngiltere’yi bu kirli ağda İsrail izliyor. Eski siyasetçiler, lobi faaliyetleri, iş dünyası… İddialar, sadece bireyleri değil, devletleri de tartışmanın içine çekiyor.
Peki teknoloji devleri?
Bill Gates, Elon Musk, Zuckerberg çevresi, Google’ın kurucuları…
Bu isimler sürekli “dünyayı yöneten elitler” listelerinde dolaştırılıyor ama ilginçtir: Büyük skandallarda, eski banker ailelerinin adları geçmiyorlar.
Rockefeller, Rothschild, Morgan, Oppenheimer, DuPont, Baruch, Warburg…
Bu soyadları hep fısıltılarda var, belgelerde ise ya yok ya da dikkatle dışarıda tutulmuş gibi.
Bütün bunlar bize neyi gösteriyor?
Şunu:
İstihbarat örgütleri, küresel sermaye, siyaset ve güç ilişkileri konuşulurken “her şeyi komplo” diye çöpe atmak da, her anlatılanı mutlak gerçek sanmak da aynı derecede hatalı.
Ama bir gerçek var ki;
Bir zamanlar kahve köşelerinde gülerek dinlediğimiz bazı başlıklar, bugün resmi belgelerle, mahkeme kayıtlarıyla ve istifalarla konuşuluyor.
Belki de asıl soru şu:
Biz mi çok safız, yoksa o “okey profesörü” dayılar dünyayı bizden önce mi çözmüştü?


