Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Ömer Öztürk
Köşe Yazarı
Ömer Öztürk
 

Mansur Yavaş ‘a Büyük Operasyon

Özarslan’ın, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kendisine küfür ve tehdit içeren mesajlar gönderdiğini iddia ederek partisinden ayrılması, siyasette sıradan bir kopuş değildir. Bu olay, CHP içindeki güç mücadelesinin ve yaklaşan cumhurbaşkanlığı adaylığı kavgasının açık bir göstergesidir. Bu istifa, açıkça Mansur Yavaş’a verilmiş bir mesajdır. Mesut Özarslan yaptığı basın açıklamasında; “Ülkücü ve milliyetçi yapı Mansur Yavaş’ı desteklemeyi bıraktığı gün Mansur Başkan’ın Ankara'yı bırakın Türkiye'de bir karşılığı olacağını düşünmüyorum.” “Ancak; bu soruşturma dosyalarında şüpheler arasında 1. Sırada Mansur Yavaş ismi yer almaktadır. Bu açıklamayla gerçek hedefin Mansur Yavaş olduğu görünüyor. Mesut Özarslan kimdir? 2017’de İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyesi olarak siyasete girmiş, partinin kurucu Ankara İl Başkanı olmuş, ardından Mansur Yavaş ile birlikte çalışmış bir isimdir. 2023’te İYİ Parti’den ayrılarak CHP’ye geçmiş, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde ise doğrudan Mansur Yavaş’ın kontenjanından Keçiören Belediye Başkan adayı yapılmış ve seçilmiştir. Yani bu istifa, sıradan bir belediye başkanının değil, Mansur Yavaş’ın siyasi referansıyla seçilmiş bir ismin kopuşudur. İstifanın ardından CHP içindeki bazı çevrelerin hemen “Muhafazakârlar, ülkücüler CHP’ye alınmamalıydı”, “Bu aday tercihlerinden dolayı öz eleştiri yapmalıyız” söylemine sarılması tesadüf değildir. Bu söylem, meseleyi saptırma çabasıdır. Çünkü gerçekler başka bir şey söylüyor. CHP’den seçilip partisinden ayrılan belediye başkanları listesi oldukça kabarıktır. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, iki dönem CHP milletvekilliği  üç dönem de Belediye Başkanlığı yapmıştı. Gaziantep Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, yedi ceddi CHP’li olmasına rağmen AK Parti’ye geçti. Aydın Söke, Yenipazar, Sultanhisar; Konya Seydişehir; Yalova Altınova; Ardahan Göle; İstanbul Beykoz ve Antalya Aksu belediye başkanları da CHP’den seçilip başka partilerin yolunu tuttu. Demek ki mesele muhafazakârlık ya da ülkücülük değil. Bu, düpedüz siyasi karakter ve ahlak meselesidir. Asıl rahatsızlık başka yerde. CHP TBMM Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın, bu istifa sonrası yaptığı açıklama aslında her şeyi ele vermektedir: “Bu benim için sürpriz değildir… Aday belirleme yöntemleri dahil olmak üzere bir öz eleştiri yapma zamanımızdır… Bu tip insanı CHP’de makam mevki sahibi yapmak memleketin kurtuluşuna hizmet etmiyor.” Bu sözler, açıkça şunu söylüyor: CHP, kazanacak aday yerine, parti içi dengeleri gözeten adaylar üretmeye devam ediyor. Oysa ki İstanbul Beykoz belediye başkanı Özlem Vural Gürzel İmamoğlu’nun ekibindeydi. Belediye meclis üyesi yapan Ekrem İmamoğlu’ydu. Anketler ortada. Kararsızlar yüzde 33. CHP yüzde 24. AK Parti yüzde 22. İktidarın bunca yıpranmışlığına rağmen CHP hâlâ yüzde 25 bandını aşamıyorsa, burada ciddi bir strateji sorunu vardır. Türkiye artık parlamenter sistemle yönetilmiyor. Başkanlık sistemi vardır ve cumhurbaşkanı olmak için yüzde 50+1 şarttır. Bu matematik ideolojiyle değil, gerçeklikle ilgilidir. CHP, bu gerçeği görmek zorundadır. Yüzde 50+1, sadece sol seçmenle, sadece parti tabanıyla, sadece ideolojik saflıkla bulunamaz. CHP; Atatürkçü, muhafazakâr ve ülkücü seçmeni dışlamak yerine kazanmak zorundadır. İYİ Parti, Zafer Partisi, Anahtar Parti gibi sağ ve milliyetçi partilerle gerçek, samimi ve sürdürülebilir ittifaklar kurmak zorundadır. Aksi halde yaşanan her kriz, her istifa, her kopuş “sürpriz” olarak sunulacak ama sonuç hiç değişmeyecektir. Bu bir istifa değil; bu, CHP’ye ve özellikle Mansur Yavaş’a verilmiş sert bir siyasi mesajdır.
Ekleme Tarihi: 19 Şubat 2026 -Perşembe

Mansur Yavaş ‘a Büyük Operasyon

Özarslan’ın, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kendisine küfür ve tehdit içeren mesajlar gönderdiğini iddia ederek partisinden ayrılması, siyasette sıradan bir kopuş değildir. Bu olay, CHP içindeki güç mücadelesinin ve yaklaşan cumhurbaşkanlığı adaylığı kavgasının açık bir göstergesidir.

Bu istifa, açıkça Mansur Yavaş’a verilmiş bir mesajdır.

Mesut Özarslan yaptığı basın açıklamasında; “Ülkücü ve milliyetçi yapı Mansur Yavaş’ı desteklemeyi bıraktığı gün Mansur Başkan’ın Ankara'yı bırakın Türkiye'de bir karşılığı olacağını düşünmüyorum.” “Ancak; bu soruşturma dosyalarında şüpheler arasında 1. Sırada Mansur Yavaş ismi yer almaktadır.

Bu açıklamayla gerçek hedefin Mansur Yavaş olduğu görünüyor.

Mesut Özarslan kimdir?

2017’de İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyesi olarak siyasete girmiş, partinin kurucu Ankara İl Başkanı olmuş, ardından Mansur Yavaş ile birlikte çalışmış bir isimdir. 2023’te İYİ Parti’den ayrılarak CHP’ye geçmiş, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde ise doğrudan Mansur Yavaş’ın kontenjanından Keçiören Belediye Başkan adayı yapılmış ve seçilmiştir.

Yani bu istifa, sıradan bir belediye başkanının değil, Mansur Yavaş’ın siyasi referansıyla seçilmiş bir ismin kopuşudur.

İstifanın ardından CHP içindeki bazı çevrelerin hemen “Muhafazakârlar, ülkücüler CHP’ye alınmamalıydı”, “Bu aday tercihlerinden dolayı öz eleştiri yapmalıyız” söylemine sarılması tesadüf değildir. Bu söylem, meseleyi saptırma çabasıdır.

Çünkü gerçekler başka bir şey söylüyor.

CHP’den seçilip partisinden ayrılan belediye başkanları listesi oldukça kabarıktır. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, iki dönem CHP milletvekilliği  üç dönem de Belediye Başkanlığı yapmıştı. Gaziantep Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, yedi ceddi CHP’li olmasına rağmen AK Parti’ye geçti. Aydın Söke, Yenipazar, Sultanhisar; Konya Seydişehir; Yalova Altınova; Ardahan Göle; İstanbul Beykoz ve Antalya Aksu belediye başkanları da CHP’den seçilip başka partilerin yolunu tuttu.

Demek ki mesele muhafazakârlık ya da ülkücülük değil.

Bu, düpedüz siyasi karakter ve ahlak meselesidir.

Asıl rahatsızlık başka yerde.

CHP TBMM Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın, bu istifa sonrası yaptığı açıklama aslında her şeyi ele vermektedir:

“Bu benim için sürpriz değildir… Aday belirleme yöntemleri dahil olmak üzere bir öz eleştiri yapma zamanımızdır… Bu tip insanı CHP’de makam mevki sahibi yapmak memleketin kurtuluşuna hizmet etmiyor.”

Bu sözler, açıkça şunu söylüyor:

CHP, kazanacak aday yerine, parti içi dengeleri gözeten adaylar üretmeye devam ediyor.

Oysa ki İstanbul Beykoz belediye başkanı Özlem Vural Gürzel İmamoğlu’nun ekibindeydi. Belediye meclis üyesi yapan Ekrem İmamoğlu’ydu.

Anketler ortada.

Kararsızlar yüzde 33.

CHP yüzde 24.

AK Parti yüzde 22.

İktidarın bunca yıpranmışlığına rağmen CHP hâlâ yüzde 25 bandını aşamıyorsa, burada ciddi bir strateji sorunu vardır.

Türkiye artık parlamenter sistemle yönetilmiyor. Başkanlık sistemi vardır ve cumhurbaşkanı olmak için yüzde 50+1 şarttır. Bu matematik ideolojiyle değil, gerçeklikle ilgilidir.

CHP, bu gerçeği görmek zorundadır.

Yüzde 50+1, sadece sol seçmenle, sadece parti tabanıyla, sadece ideolojik saflıkla bulunamaz. CHP; Atatürkçü, muhafazakâr ve ülkücü seçmeni dışlamak yerine kazanmak zorundadır. İYİ Parti, Zafer Partisi, Anahtar Parti gibi sağ ve milliyetçi partilerle gerçek, samimi ve sürdürülebilir ittifaklar kurmak zorundadır.

Aksi halde yaşanan her kriz, her istifa, her kopuş “sürpriz” olarak sunulacak ama sonuç hiç değişmeyecektir.

Bu bir istifa değil; bu, CHP’ye ve özellikle Mansur Yavaş’a verilmiş sert bir siyasi mesajdır.

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.