Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Ömer Öztürk
Köşe Yazarı
Ömer Öztürk
 

Açılımda İkinci Perde: Bahçeli İmralı’ya Gitmekte Neden Bu Kadar Israrcı?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, geçtiğimiz hafta grup toplantısında öyle bir çıkış yaptı ki, siyasetin gündemi bir anda ters yüz oldu. Bahçeli, Meclis’te kurulan komisyonun İmralı’ya gitmesine ilişkin tartışmalar sürerken, kürsüden şu cümleyi kurdu: “Komisyon gitmezse, üç arkadaşı alır kendi imkânlarımla İmralı’ya giderim; yüz yüze görüşmekten imtina etmem.” Bu çıkışın ardından, “İmralı’ya gitmeme izin veriyor musunuz?” sorusuna MHP grubunun ayakta alkışla karşılık vermesi ise siyasetin tansiyonunu daha da yükseltti. Bahçeli aslında yeni bir şey söylemiyordu; daha önce de komisyonun Abdullah Öcalan’la görüşmesi gerektiğini belirtmişti. Fakat bu kez farklı olan, AKP’nin tabandan çekindiği bir konuyu Bahçeli’nin açıkça sahiplenmesiydi. Peki Bahçeli neden ısrarla İmralı diyor. Öcalan’ın iletişim kanalları zaten kapalı değil. Ailesiyle görüşebiliyor, avukatları gidebiliyor, DEM Parti milletvekilleri ziyaret edebiliyor. Hatta yakın zamanda örgüt yöneticileriyle telekonferans üzerinden görüştüğü iddiası bile gündeme geldi. Madem Öcalan’ın mesajı ulaşmak istendiği yere ulaşıyor; o halde Meclis’in temsilcileri, Türk milletinin vekilleri neden İmralı’ya gitmek zorunda bırakıldı. Suriye’nin kuzeyindeki, ABD ve İsrail destekli YPG yapılanmasını yeni kurulacak Suriye yönetimine entegre etmek. Bunun için de PKK’nın kendini feshetmesi, yani örgüt maskesini çıkarıp siyasi bir kimliğe bürünmesi isteniyor. Öcalan bu konuda örgütün liderlerine mesaj gönderiyor ama PKK dinlemiyor. Çünkü PKK’yı yönlendiren güç, Ada’daki kişinin değil; silahı verenlerin gücü. Silahı kim veriyorsa, bıraktıracak olan da odur. Bu kadar net. Meclis İmralı’nın ayağına gidmemeliydi. Şimdi tartışılan şey sadece bir ziyaret değil. Meclis heyetinin İmralı’ya gitmesi, “Türkiye’nin resmi muhatabı Öcalan’dır” algısını doğuracak. Bu, siyasi ve toplumsal açıdan son derece ağır bir eşiğe işaret ediyor. Meclis’in görevi, Türk milletinin iradesini temsil etmektir; İmralı’nın kapısında sıra olmak değil. Komisyonda kim ne oy verdi? Cuma günü yapılan oylamada tablo şöyle çıktı: Evet: AKP, MHP, DEM Parti, TİP, EMEP Hayır: DSP, HÜDA PAR, Demokrat Parti Çekimser: Yeniden Yol ( Saadet Partisi -Gelecek Partisi -Deva Partisi) Katılmadı: CHP ve Yeniden Refah Karşı çıkıp daha önce üye vermeyen: İYİ Parti Ziyarete giden heyet fiilen AKP, MHP ve DEM Parti’den oluştu. Bu bile başlı başına yeni bir siyasi tabloyu işaret ediyor. CHP’de iç hesaplaşma başladı. CHP lideri Özgür Özel’in İmralı ziyaretine kapıyı kapatan açıklaması partide hem sevinç hem de tepkiyle karşılandı. Ulusalcı kanat memnun; yeni cumhuriyetçiler rahatsız. Eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun sert çıkışı ise CHP’nin kendi içinde hâlâ çözmediği genel başkanlık seçimini yeniden gündeme taşıdı. Altılı masada kendi adaylığını dayatarak tarihi bir hata yapan Kılıçdaroğlu benzer bir hatayı Özgür Özel’den beklemiş. CHP bu kararıyla siyasi olarak çok önemli bir karar vermiştir. Kılıçdaroğlu ayrıca CHP li belediyelere yapılan yolsuzluk operasyonlarını destekleyerek, Ekrem İmamoğlu’nu kastederek CHP den ihraç edilmesini isteyerek yeni bir tartışma başlattı. Yandaş basın, komisyon üyelerinin İmralı ziyaretinden çok Kılıçdaroğlu’nun partisi için yaptığı eleştirilerini konuşuyor. Türkiye’de herkes terörün bitmesini ister. Bu konuda kimsenin tereddüdü yok. Fakat çözüm, örgütün isteklerine göre değil, devletin iradesine göre şekillenmelidir. Ve ne yazık ki PKK'ya silahı veren ABD ve İsrail bu entegrasyonu istemezse, İmralı’ya gidilip gelmekle bu süreç ilerlemez. Türkiye’nin meselesi, Kandil ile İmralı arasında değil, Washington ile Ankara arasındadır.
Ekleme Tarihi: 27 Kasım 2025 -Perşembe

Açılımda İkinci Perde: Bahçeli İmralı’ya Gitmekte Neden Bu Kadar Israrcı?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, geçtiğimiz hafta grup toplantısında öyle bir çıkış yaptı ki, siyasetin gündemi bir anda ters yüz oldu. Bahçeli, Meclis’te kurulan komisyonun İmralı’ya gitmesine ilişkin tartışmalar sürerken, kürsüden şu cümleyi kurdu:

“Komisyon gitmezse, üç arkadaşı alır kendi imkânlarımla İmralı’ya giderim; yüz yüze görüşmekten imtina etmem.”

Bu çıkışın ardından, “İmralı’ya gitmeme izin veriyor musunuz?” sorusuna MHP grubunun ayakta alkışla karşılık vermesi ise siyasetin tansiyonunu daha da yükseltti. Bahçeli aslında yeni bir şey söylemiyordu; daha önce de komisyonun Abdullah Öcalan’la görüşmesi gerektiğini belirtmişti. Fakat bu kez farklı olan, AKP’nin tabandan çekindiği bir konuyu Bahçeli’nin açıkça sahiplenmesiydi.

Peki Bahçeli neden ısrarla İmralı diyor.

Öcalan’ın iletişim kanalları zaten kapalı değil. Ailesiyle görüşebiliyor, avukatları gidebiliyor, DEM Parti milletvekilleri ziyaret edebiliyor. Hatta yakın zamanda örgüt yöneticileriyle telekonferans üzerinden görüştüğü iddiası bile gündeme geldi.

Madem Öcalan’ın mesajı ulaşmak istendiği yere ulaşıyor; o halde Meclis’in temsilcileri, Türk milletinin vekilleri neden İmralı’ya gitmek zorunda bırakıldı.

Suriye’nin kuzeyindeki, ABD ve İsrail destekli YPG yapılanmasını yeni kurulacak Suriye yönetimine entegre etmek. Bunun için de PKK’nın kendini feshetmesi, yani örgüt maskesini çıkarıp siyasi bir kimliğe bürünmesi isteniyor.

Öcalan bu konuda örgütün liderlerine mesaj gönderiyor ama PKK dinlemiyor. Çünkü PKK’yı yönlendiren güç, Ada’daki kişinin değil; silahı verenlerin gücü. Silahı kim veriyorsa, bıraktıracak olan da odur.

Bu kadar net.

Meclis İmralı’nın ayağına gidmemeliydi.

Şimdi tartışılan şey sadece bir ziyaret değil.

Meclis heyetinin İmralı’ya gitmesi, “Türkiye’nin resmi muhatabı Öcalan’dır” algısını doğuracak.

Bu, siyasi ve toplumsal açıdan son derece ağır bir eşiğe işaret ediyor.

Meclis’in görevi, Türk milletinin iradesini temsil etmektir; İmralı’nın kapısında sıra olmak değil.

Komisyonda kim ne oy verdi? Cuma günü yapılan oylamada tablo şöyle çıktı:

Evet: AKP, MHP, DEM Parti, TİP, EMEP

Hayır: DSP, HÜDA PAR, Demokrat Parti

Çekimser: Yeniden Yol ( Saadet Partisi -Gelecek Partisi -Deva Partisi)

Katılmadı: CHP ve Yeniden Refah

Karşı çıkıp daha önce üye vermeyen: İYİ Parti

Ziyarete giden heyet fiilen AKP, MHP ve DEM Parti’den oluştu. Bu bile başlı başına yeni bir siyasi tabloyu işaret ediyor.

CHP’de iç hesaplaşma başladı. CHP lideri Özgür Özel’in İmralı ziyaretine kapıyı kapatan açıklaması partide hem sevinç hem de tepkiyle karşılandı.

Ulusalcı kanat memnun; yeni cumhuriyetçiler rahatsız.

Eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun sert çıkışı ise CHP’nin kendi içinde hâlâ çözmediği genel başkanlık seçimini yeniden gündeme taşıdı. Altılı masada kendi adaylığını dayatarak tarihi bir hata yapan Kılıçdaroğlu benzer bir hatayı Özgür Özel’den beklemiş.

CHP bu kararıyla siyasi olarak çok önemli bir karar vermiştir. Kılıçdaroğlu ayrıca CHP li belediyelere yapılan yolsuzluk operasyonlarını destekleyerek, Ekrem İmamoğlu’nu kastederek CHP den ihraç edilmesini isteyerek yeni bir tartışma başlattı.

Yandaş basın, komisyon üyelerinin İmralı ziyaretinden çok Kılıçdaroğlu’nun partisi için yaptığı eleştirilerini konuşuyor.

Türkiye’de herkes terörün bitmesini ister. Bu konuda kimsenin tereddüdü yok. Fakat çözüm, örgütün isteklerine göre değil, devletin iradesine göre şekillenmelidir.

Ve ne yazık ki PKK'ya silahı veren ABD ve İsrail bu entegrasyonu istemezse, İmralı’ya gidilip gelmekle bu süreç ilerlemez.

Türkiye’nin meselesi, Kandil ile İmralı arasında değil, Washington ile Ankara arasındadır.

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.