Küreselleşme ya da globalleşme; ürünlerin, fikirlerin, kültürlerin ve dünya görüşlerinin alışverişlerinden doğan bir uluslararası bütünleşme süreci olarak görülür.
Küreselleşme ne kadar da coğrafi keşiflerle 16. yüzyılda başladığı kabul edilse de, ikinci dünya savaşından sonra tüm dünyayı kapsamıştır.
İkinci dünya savaşından sonra, dünya iki kutba bölünüp, Amerika Birleşik Devletleri’nin başını çektiği batı bloğu (NATO) ve doğu bloğunun başını çektiği, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, Varşova paktı ülkeleri olarak kendi aralarında ki serbest dolaşımıyla küreselleşme büyümüştü.
1 milyar 400 milyon nüfusuyla dünyanın en kalabalık iki ülkesinden biri olan komünist Çin’in üretimde kapiletizime geçmesi ile Dünya’nın en zengin ülkesi ABD’nin, dünyayı sömürü düzeni bozuldu.
ABD, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra dünyanın jandarması olmuş, bu nedenden dolayı 8 milyarlık dünya nüfusunda, 350 milyonluk nüfusuyla, dünyada üretilen enerjinin %25’ni kendisi sömürüyordu.
İkinci defa ABD’nin başkanı seçilen Trump, geçtiğimiz günlerde tüm dünyaya ABD’nin baktığını söyleyerek 180 ülkeye ek gümrük vergileri getirdi. Evet ABD Dünya lideri olduğundan, diğer ülkelerle ticaretinde sürekli açık veriyor. Fakat bunun karşılığında dünya ticareti ABD doları üzerinden yapılıyor. Bu sayede karşılıksız para basabiliyor.
ABD Başkanı Trump; “Artık hiçbir şey için geç değil. Tekrar akıllı olmaya ve zengin olmaya başlayacağız. Bizden alınan bütün zenginliği geri getireceğiz. Diğer tüm ülkelerden çok daha zengin olabilirdik. Maalesef bir yüzyıl kaçırdık ama yeniden zengin olacağız.” dedi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın ek vergi açıklamasına karşı, başta Çin olmak üzere bazı ülkeler bu karara misilleme yaparak, onlar da ABD’ye karşı gümrük vergilerini arttırdı.
Bu gelişmeler nedeniyle ABD borsaları, COVİT 19 dünya çapında karantina ve iş yeri kapanmalarına neden olduğu, 2020’den bu yana görülmemiş yoğun bir satış yaşadı. ABD borsaların genel kaybı 7 trilyon doları geçti. Bu durumda gümrük vergilerinden başlıca ABD’ye mal getiren şirketler etkilenecek.
Pek çok firma fiyat artışına gitmeye hazır olduklarını söylüyor, ancak fiyatları çok yükseltirlerse de tüketiciler alışveriş yapmamayı tercih edebilir. Ekonomistler bu gelişmelerin 1929 yılında yaşanan büyük buhran gibi, dünya ekonomik krizinin tekrar yaşanmasından korkuyorlar.
Peki Türkiye bu uygulamadan kârlı çıkabilir mi? Açıklanan listede en iyi durumdaki ülkeler standart oranında %10 üzerinde ek vergiye tabi olmayan yani %10 gümrük vergisiyle kalan ülkeler, bunlardan biri de Türkiye. Bu durumda Türkiye’den ABD’ye yapılacak ihracat ister istemez pahalanacak.
Yine de standart oranının üzerinde ek bir vergiyle karşılaşılmadığı için, Türkiye bu düzenlemeden kârlı çıkabilir. Gümrük vergisi yüksek ülkelerde üretim yapan teknolojik ürünler üreten firmalar fabrikalarını Türkiye’ye kaydırıp ABD’ye ihracatta Türkiye’ye uygulanan düşük gümrük vergilerinden faydalanabilirler. Tabii ABD’nin Türkiye’ye uyguladığı gümrük vergilerini arttırmayacağının garantisi yok.
Dünya büyük bir ekonomik savaşın içine sürükleniyor. Millet olarak bu sıkıntılı günleri az hasarla atlatmak için gerekli önlemleri almalıyız.


