Kimi için basit bir sembol, kimi için fazlasıyla iddialı bir mesajdı bu.
Ama bugün gelinen noktada o hareketin ne anlama geldiği daha net anlaşılıyor:
Parti kimliğini inkar etmeden, Balıkesir’i merkeze alan bir siyaset anlayışı.
Son dönemde farklı siyasi görüşlerden isimlerle verdiği görüntüler üzerinden çeşitli söylentiler üretildi.
Kimi çevreler bu tabloyu başka anlamlara çekmeye çalıştı, fısıltı gazetesi yine devreye girdi.
Oysa gerçek çok daha açık ve netti.
“Ben Cumhuriyet Halk Partiliyim”
Ahmet Akın, son meclis toplantısında bu tartışmalara kendisi nokta koydu:
“Ben Cumhuriyet Halk Partiliyim” dedi.
Net, sade ve yoruma kapalı bir cümle.
Ama aynı konuşmada altını çizdiği başka bir gerçek daha vardı:
Balıkesir söz konusuysa, siyasi etiketlerin geri planda kalması gerektiğini savunuyor.
Bu, partiden vazgeçmek değil;
şehri partilerin önüne koymak.
Uzun Yıllar Sonra Görülen Bir Tablo
Balıkesir adına uzun zamandır görmeye alışık olmadığımız bir tablo var artık.
“Ortak akıl” vurgusuyla kentin sorunları, çözüm yolları ve geleceği konuşuluyor.
Verilen fotoğraflar, yapılan açıklamalar aslında her şeyi anlatıyor.
Ahmet Akın, belediyenin açılışlarında, toplantılarda ve yaptığı her konuşmada aynı cümleyi kuruyor:
“Ben Balıkesir için daha neler yapabilirim, onun derdindeyim.”
Bu söz, yalnızca bir siyasi mesaj değil;
aynı zamanda Balıkesir’e karşı bir sorumluluk çağrısı.
Her fırsatta “Beni yalnız bırakıyorsunuz” ifadesini kullanıyor ama asıl söylemek istediği şu:
“Balıkesir’i yalnız bırakmayın.”
Siyaseti Bir Kenara Bırakma Zamanı
Ahmet Akın, partisinden gelebilecek eleştirileri de göze alarak bu şehri büyütme mücadelesi veriyor.
Artık Balıkesir için herkesin sorumluluk alma zamanı.
Yıllar geçiyor…
Seçimler yapılıyor, gündemler değişiyor ama Balıkesir aynı yerde sayıyor.
Oysa bu şehir, sahip olduğu potansiyelle Türkiye’nin parlayan yıldızlarından biri olabilir.
Seçimler gelip geçici,
ama Balıkesir kalıcı.
Koltuklar geçici, ama Balıkesir kalıcı.
Artık lafla değil, akıl ve emekle yürüyen bir Balıkesir zamanı....


