Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Levent Başsaka
Köşe Yazarı
Levent Başsaka
 

Hayatımız Pamuk İpliğine Bağlı!

Çünkü her hafta bir konunun, bir belirsizliğin içinde kayboluyoruz. Yazı yazmak için Balıkesir’e, ülkeye, gündeme hakim olmak lazım ama bizde gündem öyle hızlı değişiyor ki… Normalde başka ülkelerde belki üç-dört günde bir konuşacak yeni bir olay çıkar. Bizde ise her gün başka bir siyasi tartışma, başka bir trajedi, başka bir dram meydana geliyor. *** Son günlerde bir ailenin zehirlenerek hayattan kopuşunu günlerce konuştuk. Televizyonlar canlı yayın yaptı, gazeteler, internet siteleri yazdı… Daha bunun etkisi geçmeden genç bir kız içtiği kahveden zehirlenerek yoğun bakıma kaldırıldı. Benimde tanıdığım; İzmir’de yaşayan Balıkesirli bir arkadaşım ise yediği tavuktan zehirlenip hastanelik oldu. *** Sonra ne oluyor? Olaylar büyüyüp hayatlar söndükten sonra alınan önlemler gündeme geliyor. Şimdi de tarım ilaçlarının reçeteyle satılacağı konuşuluyor. Hep aynı döngü: Önce acı, sonra önlem. *** Gerçek şu ki ülkemizde insan hayatı pamuk ipliğine bağlı! Hayat film şeridi gibi geçiyor; farkına varamadan, kontrol edemeden… Çünkü en başta dikkatsizlik var. En başta kuralsızlık var. En başta bilinçsizlik, Vurdumduymazlık, Başıboşluk, Denetimsizlik, Cahillik, Ve ‘Bize bir şey olmaz’ rahatlığı var. İş sağlığı ve güvenliğinin hiçe sayılması var. En önemlisi de eğitim… *** Zorunlu eğitime ilk yardımdan gıda güvenliğine, sağlıktan toplumsal sorumluluğa kadar pek çok temel bilginin eklenmesi gerekiyor BENCE. Çünkü “Ağaç yaşken eğilir” derler ya… *** Bizde de ağaçlar artık erken eğiliyor. Evet, çünkü gençlerimizin başı eğik; neden mi? Ellerindeki telefonlara, akıllı uygulamalara, sosyal medyanın tüketen dünyasına gömülmüş durumdalar. *** Gençlik, gerçek hayatla teması kaybederken saçma akımlar uğruna tabelalara tırmanıp fotoğraf çekmeye çalışan, riskin farkında olmayan bir nesle dönüşüyor. Toplum olarak bilinçsiz, vurdumduymaz ve her şeyi “anlık eğlenceye” indirgeyen bir yapının içine sürükleniyoruz. *** Hayatımız bu kadar ucuz olmamalı. Bir can kaybedilmeden, bir trajedi yaşanmadan da önlem alınabilmeli. Denetim çalışmalı, sistem işlemeli, birey bilinçlenmeli… Yoksa biz bu döngünün içinde daha çok acıya, daha çok kayba uyanırız.
Ekleme Tarihi: 20 Kasım 2025 -Perşembe

Hayatımız Pamuk İpliğine Bağlı!

Çünkü her hafta bir konunun, bir belirsizliğin içinde kayboluyoruz.

Yazı yazmak için Balıkesir’e, ülkeye, gündeme hakim olmak lazım ama bizde gündem öyle hızlı değişiyor ki… Normalde başka ülkelerde belki üç-dört günde bir konuşacak yeni bir olay çıkar. Bizde ise her gün başka bir siyasi tartışma, başka bir trajedi, başka bir dram meydana geliyor.

***

Son günlerde bir ailenin zehirlenerek hayattan kopuşunu günlerce konuştuk. Televizyonlar canlı yayın yaptı, gazeteler, internet siteleri yazdı… Daha bunun etkisi geçmeden genç bir kız içtiği kahveden zehirlenerek yoğun bakıma kaldırıldı.

Benimde tanıdığım; İzmir’de yaşayan Balıkesirli bir arkadaşım ise yediği tavuktan zehirlenip hastanelik oldu.

***

Sonra ne oluyor?

Olaylar büyüyüp hayatlar söndükten sonra alınan önlemler gündeme geliyor. Şimdi de tarım ilaçlarının reçeteyle satılacağı konuşuluyor. Hep aynı döngü: Önce acı, sonra önlem.

***

Gerçek şu ki ülkemizde insan hayatı pamuk ipliğine bağlı!

Hayat film şeridi gibi geçiyor; farkına varamadan, kontrol edemeden…

Çünkü en başta dikkatsizlik var.

En başta kuralsızlık var.

En başta bilinçsizlik,

Vurdumduymazlık,

Başıboşluk,

Denetimsizlik,

Cahillik,
Ve ‘Bize bir şey olmaz’ rahatlığı var.

İş sağlığı ve güvenliğinin hiçe sayılması var.

En önemlisi de eğitim…

***

Zorunlu eğitime ilk yardımdan gıda güvenliğine, sağlıktan toplumsal sorumluluğa kadar pek çok temel bilginin eklenmesi gerekiyor BENCE. Çünkü “Ağaç yaşken eğilir” derler ya…

***

Bizde de ağaçlar artık erken eğiliyor. Evet, çünkü gençlerimizin başı eğik; neden mi? Ellerindeki telefonlara, akıllı uygulamalara, sosyal medyanın tüketen dünyasına gömülmüş durumdalar.

***

Gençlik, gerçek hayatla teması kaybederken saçma akımlar uğruna tabelalara tırmanıp fotoğraf çekmeye çalışan, riskin farkında olmayan bir nesle dönüşüyor. Toplum olarak bilinçsiz, vurdumduymaz ve her şeyi “anlık eğlenceye” indirgeyen bir yapının içine sürükleniyoruz.

***

Hayatımız bu kadar ucuz olmamalı.

Bir can kaybedilmeden, bir trajedi yaşanmadan da önlem alınabilmeli.

Denetim çalışmalı, sistem işlemeli, birey bilinçlenmeli…

Yoksa biz bu döngünün içinde daha çok acıya, daha çok kayba uyanırız.

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.