EV SAHİBİ OLMAK HAYAL, KİRACI OLMAK ÇİLE OLMAMALIDIR
EV SAHİBİ OLMAK HAYAL, KİRACI OLMAK ÇİLE OLMAMALIDIR
EV SAHİBİ OLMAK HAYAL, KİRACI OLMAK ÇİLE OLMAMALIDIR
CHP GRUP BAŞKANVEKİLİ SERKAN SARI:
- EV SAHİBİ OLMAK HAYAL, KİRACI OLMAK ÇİLE OLMAMALIDIR
- ASGARİ ÜCRETLİNİN GELİRİNİN YAKLAŞIK YÜZDE 90’I KİRAYA GİDİYOR
- KREDİYLE BİR ALAN ÜÇ EV PARASI ÖDÜYOR
CHP Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında barınma krizinin emekliler, asgari ücretliler, öğrenciler ve dar gelirli aileler üzerindeki etkilerini anlattı. İktidarın konut ve ekonomi politikalarını eleştiren Sarı, “İnsanları ev sahibi yapmayı vaat ettiniz, bugün insanlar cezaevinde yatacak yer arıyor” dedi.
CHP Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, Türkiye’de barınmanın milyonlarca vatandaş için giderek erişilmesi zorlaşan bir ayrıcalığa dönüştüğünü söyledi. Basın toplantısında kira bedelleri, konut fiyatları, emekli aylıkları ve kredi maliyetlerine ilişkin karşılaştırmalar paylaşan Sarı, çözüm için sosyal kiralık konut programı ve gelire göre kira desteği çağrısında bulundu.
“BAŞINI SOKACAK ÇATI BULAMAYAN İNSAN CEZAEVİNİ ÇARE GÖRÜYOR”
Sarı, Antalya’nın Alanya ilçesinde barınacak yeri olmadığı için cezaevine girmek istediğini söylediği haberle gündeme gelen 66 yaşındaki vatandaşın durumuna dikkat çekti. Bir insanın sokakta kalmamak için cezaevine girmeyi çare olarak görmesinin yönetim krizini ortaya koyduğunu belirten Sarı, şöyle konuştu:“Bir ülkede insanlar ev sahibi olamıyorsa bu ekonomik bir sorundur. Kiralarını ödeyemiyorsa bu sosyal bir sorundur. Ama bir insan, başını sokacak bir çatı bulamadığı için cezaevine girmeyi çare olarak görüyorsa bu artık bir yönetim krizidir, bir insanlık dramıdır. Bir ülkenin kalkınmışlığı, yaptığı saraylarla değil, sokakta yatmak zorunda kalan insanına sahip çıkabilmesiyle ölçülür.”
“KONUT POLİTİKASINI SİZ BELİRLEDİNİZ, VATANDAŞ KAPIYI AÇAMIYOR”
AKP’nin 24 yılı aşkın iktidarı boyunca şehir planlamasından TOKİ uygulamalarına, konut kredilerinden kamu arazilerinin kullanımına kadar bütün temel kararları verdiğini söyleyen Sarı, ortaya çıkan tablonun siyasi sorumluluğunun iktidarda olduğunu ifade etti.Sarı, “Konut politikalarını siz belirlediniz, şehirleri siz planladınız, ekonomi politikalarını siz uyguladınız. Peki sonuç ne? Milyonlarca vatandaşın bir evin kapısını açmaya gücü yetmiyor” dedi.
“ORTALAMA KİRA SEKİZ YILDA 21,75 KATINA ÇIKTI”
Sarı’nın paylaştığı hesaplamalara göre, 2018 yılında 1.150 lira olan 100 metrekarelik konutun ortalama tahmini kira bedeli, 2026’nın ilk altı ayında 25 bin 12 liraya yükseldi. Sarı, bunun yaklaşık yüzde 2.075 artış anlamına geldiğini belirtti.İlçe bazındaki karşılaştırmalarında on yıllık kira artışlarının bazı bölgelerde 38 ila 51 kata ulaştığını aktaran Sarı, “Hangi emeklinin aylığı 51 kat arttı? Hangi işçinin alım gücü 45 kat yükseldi?” diye sordu.Enflasyondaki yavaşlamanın fiyatların gerilemesi anlamına gelmediğini vurgulayan Sarı, “Bir yıl yüzde 100, sonraki yıl yüzde 30 zam yapılan bir kira ucuzlamış olmaz. Vatandaşın sırtındaki yük ortadan kalkmaz” ifadelerini kullandı.
“BALIKESİR’DE EMEKLİNİN KİRASINDAN SONRA GÜNLÜK 11 LİRASI KALIYOR”
Barınma krizinin Balıkesir’de emeklileri doğrudan etkilediğini belirten Sarı, kentteki emekli nüfusunun yoğunluğuna ve kira bedellerine dikkat çekti.Basın toplantısında sunduğu örnek hesapta 23 bin 552 liralık emekli aylığını esas alan Sarı, Balıkesir için paylaştığı 23 bin 218 liralık kira bedeli ödendiğinde geriye yalnızca 334 lira kaldığını söyledi.Sarı, “Bu, günlük yaklaşık 11 lira demek. Bu hesaba elektrik, su, doğalgaz, gıda, ulaşım, ilaç ve sağlık giderleri dahil değil. Emeklimiz yalnızca konut giderini dahi karşılayamayacak gelir düzeyine düşürülüyor” dedi.
30 bin liralık kira örneğinde ise emeklinin yalnızca kirayı karşılamak için aylığının üzerine 6 bin 448 lira daha bulması gerektiğini belirten Sarı, emekliliğin huzur ve güven dönemi olmaktan çıkarılarak kira ödeme kaygısına dönüştürüldüğünü ifade etti.
“DUL VE YETİM AYLIĞI ALAN AİLE KİRAYI BİLE KARŞILAYAMIYOR”
Dul ve yetim aylıklarıyla geçinen ailelerin durumunu da gündeme getiren Sarı, aylıkların hak sahipliği koşullarına ve bağlanma oranlarına göre değiştiğini hatırlattı.Sunduğu örnekte dul eş için 11 bin 776 lira, bir yetim çocuk için 5 bin 888 lira olmak üzere toplam 17 bin 664 liralık gelir bulunduğunu belirten Sarı, bu tutarın 25 bin liralık kirayı karşılamaya yetmediğini söyledi.İlgili bakanlıklara kaç hak sahibinin barınma güçlüğü çektiğini ve kaçına düzenli kira yardımı yapıldığını soran Sarı, “Sosyal devlet, yalnızca aylık bağlayan devlet değildir. Bağladığı aylıkla vatandaşının insan onuruna yakışır bir yaşam sürdürmesini sağlayan devlettir” dedi.
“ASGARİ ÜCRETLİNİN GELİRİNİN YAKLAŞIK YÜZDE 90’I KİRAYA GİDİYOR”
Sarı, 28 bin 75 lira 50 kuruşluk net asgari ücret ile 25 bin 12 liralık ortalama kira karşılaştırıldığında, çalışanın elinde yalnızca 3 bin 63 lira 50 kuruş kaldığını belirtti.Gelirin yaklaşık yüzde 89’unun yalnızca kiraya ayrıldığını söyleyen Sarı, kalan parayla gıda, faturalar, ulaşım ve çocukların eğitim giderlerinin karşılanamayacağını vurguladı.
“ÜNİVERSİTE KAZANMAK YETMİYOR, KALACAK YER BULMAK GEREKİYOR”
Öğrencilerin barınma sorununa da değinen Sarı, yüksek kira ve özel yurt ücretlerinin eğitimde fırsat eşitliğini zedelediğini söyledi.Ankara için paylaştığı 23 bin 163 liralık kira üzerinden hesap yapan Sarı, üç öğrencinin aynı evi paylaşması halinde kişi başına yalnızca kira giderinin 7 bin 721 lira olacağını belirtti. Depozito, komisyon, abonelik ve taşınma masraflarının bu tutara dahil olmadığını hatırlattı.“Gençlerimizin üniversite hayatını geçim mücadelesine dönüştürdünüz” diyen Sarı, kamu yurtlarının kapasitesinin artırılmasını ve üniversite kentlerinde uygun bedelli öğrenci konutları oluşturulmasını istedi. İhtiyaç sahiplerine barınma yardımı sağlanması amacıyla hazırladıkları kanun teklifinin de Meclis komisyonlarında beklediğini ifade etti.
“KONUT YAPILIYOR AMA VATANDAŞIN EV SAHİPLİĞİ GERİLİYOR”
Sarı, basın toplantısında paylaştığı verilere göre ev sahibi hanelerin oranının 2002’de yüzde 73,1 iken 2025’te yüzde 57,1’e gerilediğini, kiracı hanelerin oranının ise yüzde 18,7’den yüzde 27’ye yükseldiğini söyledi.İktidara, “Konut üretiyorsunuz ama kim için üretiyorsunuz?” diye soran Sarı, konut politikasının başarısının yalnızca bina sayısıyla ölçülemeyeceğini belirtti.Sarı, “Asıl mesele, o konuta kimin, hangi gelirle, hangi koşullarda ulaşabildiğidir. Bir şehirde gökdelenler yükselirken çalışanlar o şehirde yaşayamaz hale geliyorsa orada derin bir sosyal adaletsizlik vardır” dedi.
“BİR EV İÇİN YAKLAŞIK 154 AYLIK MAAŞ GEREKİYOR”
Sarı’nın sunduğu karşılaştırmaya göre, 2016’da 245 bin lira olan 100 metrekarelik ortalama konutun fiyatı, Eylül 2026 itibarıyla 4 milyon 330 bin liraya ulaştı.Bu bedelin yaklaşık 154 aylık net asgari ücrete karşılık geldiğini belirten Sarı, “Vatandaşın yaklaşık 12 yıl 10 ay boyunca kazandığı her kuruşu biriktirmesi gerekiyor. Bu hesapta ekmek yok, kira yok, fatura yok, çocukların okul masrafı yok. Böyle bir hayat mümkün mü?” diye sordu.
Emekli ikramiyesinin konut karşısındaki alım gücünün de gerilediğini söyleyen Sarı, paylaştığı hesaplamada 2010’da ikramiyeyle alınabilen konut alanının 34 metrekareden 2025’te 24 metrekareye düştüğünü aktardı.
“KREDİYLE BİR ALAN ÜÇ EV PARASI ÖDÜYOR”
Konut kredilerinin maliyetine ilişkin örnek hesap paylaşan Sarı, 4 milyon 330 bin liralık bir konut için yüzde 20 peşinat ve yüzde 80 kredi varsayımını kullandı.866 bin lira peşinatın ardından çekilecek 3 milyon 464 bin liralık kredinin, aylık yüzde 3 faiz ve 120 ay vadeyle yaklaşık 107 bin lira taksit oluşturduğunu belirtti.
Bu varsayımla bankaya toplam geri ödemenin yaklaşık 12 milyon 840 bin liraya, peşinatla birlikte toplam maliyetin ise 13 milyon 706 bin liraya ulaştığını söyleyen Sarı, “Vatandaş bir ev satın alıyor ama yaklaşık üç ev parası ödüyor” dedi.
“KİRA KRİZİ MAHKEME DOSYALARINA DA YANSIYOR”
Sarı, kira ve tahliye uyuşmazlıklarının toplumsal huzuru ve adalet sistemini de etkilediğini belirtti.Paylaştığı istatistiklere göre ilgili dosya sayısının 2021’de 41 bin 743’ten 2024’te 276 bin 566’ya yükseldiğini, 2025’te ise 216 bin 800 olduğunu aktardı.Kiracı ile ev sahibinin karşı karşıya bırakıldığını söyleyen Sarı, “Sosyal konut arzını artırmadan, enflasyonu düşürmeden, gelirleri korumadan kira krizini çözemiyorsunuz” ifadelerini kullandı.
“FON KRİZİNİN BÜYÜKLÜĞÜ YÜZ BİNLERCE KONUTUN MALİYETİNE DENK”
Barınma krizi ile fon krizini ekonomik yönetim ve denetim sorumluluğu üzerinden birlikte değerlendiren Sarı, fon krizinde gündeme gelen 800 milyar liralık büyüklüğe dikkat çekti.100 metrekarelik konut için arsa ve KDV hariç 2 milyon 105 bin liralık yaklaşık yapı maliyetini esas alan Sarı, 800 milyar liranın yaklaşık 380 bin konutun yapı maliyetine eşdeğer olduğunu söyledi. Borsada yaşandığını belirttiği 8 trilyon 660 milyar liralık değer kaybının ise aynı hesapla yaklaşık 4 milyon 114 bin konutluk büyüklüğe karşılık geldiğini ifade etti.
Sarı, fon tasfiyeleri kapsamında yatırımcılara yapılan ödemeleri de gündeme getirerek bu paraların kamu kaynağı olduğunu veya konut üretimine aktarılabileceğini söylemediğini; ekonomik büyüklükleri karşılaştırdığını vurguladı.“Bir tarafta ev sahibi olmak için yıllarca çalışması gereken işçi, diğer tarafta birikimlerinin akıbetini bekleyen yatırımcı var” diyen Sarı, denetim mekanizmalarının nasıl işletildiğinin açıklanmasını istedi.
ÇÖZÜM ÇAĞRISI: SOSYAL KİRALIK KONUT VE GELİRE GÖRE DESTEK
Avrupa’daki sosyal kiralık konut uygulamalarını örnek gösteren Sarı, Türkiye’de de uzun vadeli bir kamusal program oluşturulması gerektiğini söyledi. Sarı’nın önerileri arasında TOKİ ve yerel yönetimler aracılığıyla uygun bedelli kiralık konut üretilmesi, düşük gelirli kiracılara bölgesel koşulları gözeten kira desteği verilmesi, emekliler ile dul ve yetim aylığı hak sahiplerine özel barınma yardımları sağlanması yer aldı.
Kamu yurtlarının kapasite ve niteliğinin artırılmasını, boş konut stokuna ilişkin güvenilir verilerin yayımlanmasını ve ilk kez ev alacak dar ve orta gelirliler için sürdürülebilir ödeme modelleri geliştirilmesini isteyen Sarı, sosyal konutların deprem güvenliği, ulaşım, altyapı ve istihdamla birlikte planlanması gerektiğini belirtti.
Balıkesir HABERİ


