Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam

CHP BALIKESİR MİLLETVEKLİ SERKAN SARI: “KANUN DEĞİL, TORBA KAOSU GETİRİYORSUNUZ!”

DİĞER 09.04.2026 - 15:33, Güncelleme: 09.04.2026 - 15:33
 

CHP BALIKESİR MİLLETVEKLİ SERKAN SARI: “KANUN DEĞİL, TORBA KAOSU GETİRİYORSUNUZ!”

CHP BALIKESİR MİLLETVEKLİ SERKAN SARI: “KANUN DEĞİL, TORBA KAOSU GETİRİYORSUNUZ!”
CHP BALIKESİR MİLLETVEKLİ SERKAN SARI: “KANUN DEĞİL, TORBA KAOSU GETİRİYORSUNUZ!” Bu ifadelerin, kurumun kendi kendine yetebilen yapısını açıkça ortaya koyduğunu belirten Sarı, bugün gelinen noktada bunun değiştiğini söyledi.   “DARÜLACEZE BİR DENİZ FENERİNE DÖNÜŞMEK ÜZERE” CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine CHP Grubu adına söz aldı. Sarı, teklifin bazı olumlu yönler içerdiğini ancak bütünsel olarak ciddi eksiklikler barındırdığını vurguladı. “KURUMLARI YIPRATTINIZ, ŞİMDİ SIRA DARÜLACEZE’DE” Serkan Sarı, “Kızılayı mahvettiniz, Mehmetçik Vakfını mahvettiniz, Türk Hava Kurumunu mahvettiniz; bunlar yetmedi, şimdi gözü Darülacezeye diktiniz. O kurumu size yem etmeyeceğiz, sizin arka bahçeniz yapmanıza da müsaade etmeyeceğiz.” diye konuştu. ÜCRETSİZ TAŞIMAYI DEVLET DEĞİL, ŞOFÖRÜN CEBİ YAPIYOR!” CHP’li Sarı, “65 yaş üzerindeki emeklilerimizi, gazilerimizi, engellilerimizi ücretsiz taşıyoruz. diyorsunuz, yalan söylüyorsunuz. Siz ücretsiz taşımıyorsunuz, onu toplu taşıma hizmeti veren şoförlerimiz yapıyor” dedi. “ADALET BAKANI AKIN GÜRLEK’E SORDUNUZ MU?” Teklif hazırlanırken gerekli hukuki değerlendirmelerin yapılıp yapılmadığını da gündeme getiren Sarı, “Eğer bu yetkiyle Bakanlık Akın Gürlek'in... Adalet Bakanına sordunuz mu siz bu yasayı çıkarırken, herkesin verilerine bakabilme yetkisini Bakanlığa verirken, bu verilerin nasıl korunacağını bir şekilde açıklamazken?” diye sordu.     CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülen Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine yaptığı konuşmada AKP’nin kanun teklifinin yaratacağı tahribatlara tek tek dikkat çekti. “OLUMLU DÜZENLEMELER VAR AMA YETERLİ DEĞİL” Konuşmasında teklifin bazı maddelerine dikkat çeken Sarı, şunları söyledi: “Kadına, çocuğa, yaşlıya, gence ve ihtiyaç sahibi ailelere yönelik bazı olumlu düzenlemeler var. Doğum sonrası izinlerin uzatılması, babalık izninin artırılması, koruyucu ailelerin desteklenmesi ve kadın konukevlerinde kalan kadınlara harçlık verilmesi önemli adımlar.” “MECLİS DEVRE DIŞI BIRAKILIYOR” CHP’li Sarı, yasama sürecine yönelik eleştirilerinde Meclis’in etkisizleştirildiğini ifade etti: “Ne yazık ki milletimizin bize ilettiği talepleri komisyonlarda sonuca taşıyamıyoruz. Yasalar Külliye’de hazırlanıyor, ardından paldır küldür Meclis’ten geçirilmeye çalışılıyor. Bu yöntem hatalı sonuçlar doğuracaktır.” “TORBA KANUN ANLAYIŞI SORUNU DERİNLEŞTİRİYOR” Kanun teklifinin çok farklı alanları tek bir metinde toplamasını eleştiren Sarı, şu ifadeleri kullandı: “Vergi düzenlemeleri var, dijital mecralar var, sosyal yardımlar var; genç var, çocuk var, kadın var… Hepsi bir çorba hâlinde getiriliyor. Böylesine önemli bir düzenlemeyi torba kanunla sunmanın hiçbir anlamı yok.” “UZLAŞI YERİNE DAYATMA VAR” Sarı, iktidarın yasama yaklaşımını da eleştirerek şu değerlendirmede bulundu: “Sürekli ‘Hadi çıkaralım, hadi bitirelim’ anlayışı hakim. Oysa ‘Eksikleri konuşalım, uzlaşıyla doğruyu bulalım’ denilmesi gerekir. Bu yaklaşım, sonrasında yaşanacak sorunların sorumluluğunu başkalarına yükleme çabasından ibarettir.” “MERKEZİYETÇİ DENETİM ANLAYIŞI ENDİŞE VERİCİ” Teklifte yer alan bazı düzenlemelerin risk taşıdığını belirten Sarı, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu teklif yalnızca sosyal destekleri değil, aynı zamanda denetimi artıran, veri toplama ve dijital alanı kontrol etmeye yönelik merkeziyetçi bir anlayışı da içeriyor. Bu eksiklikleri gidermek için birlikte çalışmak zorundayız.” “DARÜLACEZE’Yİ SİYASETİN ARKA BAHÇESİ YAPMAYIN!” CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülen Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine CHP Grubu adına yaptığı konuşmada, özellikle Darülaceze’ye ilişkin düzenlemelere dikkat çekti. II. Abdülhamit iradesiyle 1895 yılında kurulduğunu hatırlatarak, kurumun yaklaşık 130 yıllık köklü geçmişine vurgu yaptı. Darülaceze’nin Osmanlı’dan bugüne uzanan sosyal dayanışma geleneğinin en önemli temsilcilerinden biri olduğunu ifade eden Sarı, kurumun İstanbul sınırları içinde fakir, kimsesiz, öksüz ve ihtiyaç sahiplerine sahip çıkmak amacıyla kurulduğunu belirtti. “EKONOMİK KRİZ DARÜLACEZE’Yİ DE VURDU” Sarı, komisyon görüşmeleri sırasında Darülaceze Vakfı Başkanı’nın yaptığı açıklamayı şu sözlerle aktardı: “Biz kurulduğumuz günden bugüne hiçbir zaman desteğe ihtiyaç duymadık. Bağışçıların katkılarıyla, mülkiyetlerimizle, gelirlerimizle bu Vakfı yürütebiliyorduk. Amma velakin bir kere ihtiyaç duyduk, o da Birinci Cihan Harbi zamanında. Asker aşından, azıktan verilen bir destek ihtiyacı doğmuştu.” Bu ifadelerin, kurumun kendi kendine yetebilen yapısını açıkça ortaya koyduğunu belirten Sarı, bugün gelinen noktada bunun değiştiğini söyledi. Sarı, mevcut ekonomik koşulların Darülaceze’yi de olumsuz etkilediğini ifade ederek şu değerlendirmede bulundu:“AKP iktidarının yaratmış olduğu bu bozuk ekonomik düzen, iflas etmiş ekonomiden Darülaceze de nasibini almış. Gelir elde etmekte zorlanıyor, bağış toplamakta zorlanıyor, ihtiyaçları karşılamakta zorlanıyor. Darülacezeyi çalıştırmakta güçlük çektiklerini kendileri söylüyorlar ve bunun için de Meclisimizden destek istediler.” “DESTEK VERMEYE HAZIRIZ AMA…” CHP olarak Darülaceze’ye destek vermeye hazır olduklarını vurgulayan Sarı, şu ifadeleri kullandı: “Vergi muafiyeti isteniyor, veriyoruz; KDV indirimi, istisna isteniyor, veriyoruz; bağışların önünün açılması için gereken neyse Darülacezenin yapacağı faaliyetlere sonuna kadar destek olmaya hazırız.” Ancak Sarı, bu desteğin kurumu büyütme adı altında kontrolsüz şekilde genişletme anlamına gelmemesi gerektiğini belirtti.  “İSTANBUL’DA SORUNU ÇÖZEMEYEN KURUM NASIL DÜNYAYA AÇILACAK?” Sarı, yasa teklifindeki en kritik düzenlemelerden birinin Darülaceze’nin Türkiye geneline ve yurt dışına açılması olduğunu belirterek şu sözlerle tepki gösterdi: “İstanbul'da hizmet üretemeyen Darülaceze diyoruz ki Türkiye'nin bütün illerinde hizmet üretsin. O yetmiyor, dünyaya açılsın, dünyada yurt dışında hizmet üretsin. Kardeşim, İstanbul'da sorununu çözemeyen bir kurumu biz şimdi bu kaosun içine niye ittiriyoruz?” “KURUMLARI YIPRATTINIZ, ŞİMDİ SIRA DARÜLACEZE’DE” Sarı, geçmişte bazı köklü kurumların işlevsiz hale getirildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Kızılayı mahvettiniz, Mehmetçik Vakfını mahvettiniz, Türk Hava Kurumunu mahvettiniz; bunlar yetmedi, şimdi gözü Darülacezeye diktiniz. O kurumu size yem etmeyeceğiz, sizin arka bahçeniz yapmanıza da müsaade etmeyeceğiz.” “KIZILAY GİBİ BİR YAPIYA DÖNÜŞMESİN” Sarı, Darülaceze’nin ticari faaliyetlere yönlendirilmesi riskine dikkat çekerek şu uyarıda bulundu: “İsterim ki Darülaceze deprem zamanında Kızılayın yaptığı gibi çadır satan, kavurma satan bir kurum hâline gelmesin. Kurumun yöneticilerinin topladığı kıyafetleri açıktan satarak gelir elde etmeye çalıştığı bir kurum hâline çevirmeyin.” SİYASİ KADROLAŞMA UYARISI Sarı, kurumun siyasi kadrolaşmaya açılabileceği yönünde de uyarıda bulundu: “AKP'nin milletvekili adaylarını yönetici yapmak için, AKP'nin ilçe ve il yöneticilerini buralara yönetici yapmak için Anadolu'ya açma çabasından vazgeçin. Yeter ya! Memleketin her yerine çöktünüz, bir tane de saygın kurum kalsın.” DARÜLACEZE BİR DENİZ FENERİNE DÖNÜŞMEK ÜZERE  Denetim mekanizmalarına ilişkin ciddi eksiklikler olduğunu belirten Sarı, şu ifadeleri kullandı: “Sayıştay tarafından denetlenecek deniyor. Sayıştay verilerine bakıyoruz, herhangi bir denetim unsuru görmüyoruz. Darülaceze bir Deniz Fenerine dönüşmek üzere, bir arifedeyiz.” Bağışların kontrolsüz şekilde yurt dışına aktarılabileceği riskine de dikkat çeken Sarı, şunları söyledi: “Vergi muafiyetiyle yurt dışına paralar aktarılacak; gelecek, yurt içinde kaynaklar aktarılacak; yurt dışına gidecek; bu trafiği denetleyecek bir yapı yok ortada.” “ANADOLU’DA ZATEN YAPILAR VAR” Sarı, Anadolu’da sosyal yardım için zaten kurumsal yapıların bulunduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: “İllerde dayanışma vakıfları var, ilçelerde dayanışma vakıfları var. Belediyelerimiz aşevleri hizmeti veriyor, gıda bankacılığı yapıyor. Siz ne yapıyorsunuz? CHP’li belediyelerin topladığı bağışlara el koyuyorsunuz.” İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin pandemi döneminde topladığı bağışlara el konulduğunu hatırlatan Sarı, şu soruyu yöneltti: “Darülacezenin de topladığı bağışlara el koyacak mısınız? Gözünüz onların bağışlarında mı?” Sarı, konuşmasının sonunda yaşlılara yönelik hizmetlerin yetersizliğine dikkat çekti: “Şu anda 176 huzurevi var, 15 bin kişiye hizmet veriyorsunuz. 65 yaş üstü 9,5 milyon vatandaş var, 75 yaş üstü 3,6 milyon vatandaş var. Yirmi dört yıllık iktidarınızda yaşlılara verdiğiniz hizmet 15 bin kişi.” “DARÜLACEZE’Yİ KORUYALIM” Sarı, konuşmasını şu çağrıyla tamamladı: “İstanbul il sınırları içerisinde kurulduğu günden beri yüz otuz yıllık deneyimini, geleneğini devam ettirsin. Bu kurumu ele alarak mahvetmeyin, sizlerden rica ediyorum.” “ÜCRETSİZ TAŞIMAYI DEVLET DEĞİL, ŞOFÖRÜN CEBİ YAPIYOR!” CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı toplu taşıma esnafının yaşadığı mağduriyeti ve sosyal desteklerin yönetiminde yapılan değişiklikleri de ayrıntılı şekilde değerlendirdi. Sarı, ücretsiz toplu taşıma desteğinin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan alınıp Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na devredilmesini eleştirerek bunun sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığını ifade etti: “Bir diğer konu, toplu taşıma hizmetleri Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından alınıp Çevre ve Şehircilik Bakanlığına veriliyor, bu yaşlılarla ilgili, 65 yaş üzerindeki ücretsiz taşıma hizmetiyle ilgili bütçe desteği. Bir kere madem bu konuyu ele aldık, düzeltelim, bu toplu taşıma hizmeti için Balıkesir'den örnek veriyorum, ücretsiz olarak binen engelli, gazi, yaşlılar taşınan yolcuların yüzde 52'sini oluşturuyor.” “100 BİN LİRALIK YÜK VAR, DESTEK SADECE 6.500 LİRA” Balıkesir’den somut veriler paylaşan Sarı, sistemin sürdürülemez olduğunu vurguladı: “Bir aracın bir aydaki cirosu 200 bin lira, yaklaşık 100 bin lirası ne yazık ki ücretsiz taşımaya karşılık geliyor ve siz bu araçlara ayda ne kadar ödüyorsunuz biliyor musunuz? 6.500 lira. Sadece 100 bin lira karşısında 6.500 lira para ödeniyor.” “AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞINI KAPATACAK MISINIZ?” Bakanlık değişikliğinin arkasındaki yaklaşımı da eleştiren Sarı, şu ifadeleri kullandı: “Bir düzenleme yapacaksak adamakıllı yapalım, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına niye veriyorsunuz? Sosyal yardımdır bu, sosyal destektir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığını kanımca kapatma niyetindesiniz, hakkından gelemediniz, bu ülkeyi batırdınız, bu ülkeyi açlığa, yokluğa mahkûm ettiniz ve Bakanlığınız bu işi yapamıyor, bu yardımı da gidip Çevre ve Şehircilik Bakanına veriyorsunuz.” “DESTEKLERİ BELİRSİZLEŞTİRİYORSUNUZ” Düzenlemede bütçe kaynaklarının da net olmadığını belirten Sarı, uygulamanın keyfî hale getirildiğini dile getirdi: “Altı ayla sınırlı olan uygulamaları erteliyor, süre sınırını kaldırıyorsunuz. İlgili bütçelerden karşılanacak derken nereden, ne kadar karşılanacağını da göz ardı ederek bu kurumun da yaptığı destekleri yok etmeye çalışıyorsunuz.” “TAŞIYICI ESNAFI HEDEF ALIYORSUNUZ” Toplu taşıma esnafının ekonomik yük altında ezildiğini belirten Sarı, şu sözlerle tepki gösterdi: “Hedefinizde taşıyıcı esnafı varsa yazıktır, günahtır. Ailelerini, çocuklarını geçindirmeye çalışıyorlar, ayda 100 bin lira masraf edip sizlerden aldığı para 6.500 lira.” “ÜCRETSİZ TAŞIMAYI DEVLET DEĞİL, ŞOFÖR YAPIYOR” Sarı, iktidarın söylemleri ile gerçekler arasındaki farkı vurgulayarak konuşmasını şu ifadelerle sürdürdü: “Burada, kürsüde ahkam kesiyorsunuz, ‘65 yaş üzerindeki emeklilerimizi, gazilerimizi, engellilerimizi ücretsiz taşıyoruz.’ diyorsunuz, yalan söylüyorsunuz. Siz ücretsiz taşımıyorsunuz, onu toplu taşıma hizmeti veren şoförlerimiz yapıyor. Ama utanmadan bu kürsüde şoförün, taşıyıcı esnafının cebindeki parayla ahkâm kesmekten de geri kalmıyorsunuz.” CHP’li Sarı, konuşmasında sosyal desteklerin doğru kurumlar tarafından yürütülmesi gerektiğini, toplu taşıma esnafının yükünün hafifletilmesi için gerçekçi ve adil bir finansman modeli oluşturulmasının zorunlu olduğunu vurguladı. “BU KADAR VERİYİ NE İÇİN TOPLUYORSUNUZ?” Serkan Sarı, düzenlemeyle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na verilen geniş veri erişim yetkisini sorgulayarak şunları söyledi: “Bir de şeyi sormak istiyorum: Bu sosyal yardımla ilgili vatandaşların, başvuranların değil bütün vatandaşların taşınır, taşınmaz, sosyal güvenlik, sosyal yardım, sağlık, gelir, gider, varlık, nüfus, mali durumlarıyla ilgili bilgilere ulaşma yetkisini Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına veriyorsunuz; bu kadar veriyi ne için arıyorsunuz? Benim verime, senin verine ulaşabilecek Bakanlık politika geliştirebilmek için.” “BU YETKİLERİN SINIRI NEDİR?” Veri güvenliği ve yetki sınırlarının belirsizliğine dikkat çeken Sarı, şu ifadeleri kullandı: “Yalnız size bir şey soracağım, zor durumda kalmayın. Akın Gürlek'in de dosyalarına bakarsa bu Bakanlık tutuklanmak zorunda kalabilir, onun verilerini incelerse cezaevine girer sizin Bakanınız. Yoksa Bakanın hesaplarına bakmak yasak. Bakan bütün memurlar cezaevinde.” “ADALET BAKANLIĞI’NA SORDUNUZ MU?” Teklif hazırlanırken gerekli hukuki değerlendirmelerin yapılıp yapılmadığını da gündeme getiren Sarı, şu soruları yöneltti: “Eğer bu yetkiyle Bakanlık Akın Gürlek'in... Adalet Bakanına sordunuz mu siz bu yasayı çıkarırken, herkesin verilerine bakabilme yetkisini Bakanlığa verirken, bu verilerin nasıl korunacağını bir şekilde açıklamazken?” Konuşmasında yerel yönetimlere yönelik uygulamalarla merkezi idarenin yaklaşımını karşılaştıran Sarı, çarpıcı bir eleştiri getirdi: “Ama İBB'de sosyal yardımlarla ilgili toplanan verilerden dolayı casusluk suçundan yargılanıyor şu anda Belediye Başkanı. Siz ne yapıyorsunuz? Bu kamu kurumlarını ne hale getirdiniz, yazıktır, günahtır.” CHP’li Sarı, teklifin mevcut haliyle hem kişisel verilerin güvenliği hem de kamu yönetimine duyulan güven açısından ciddi riskler barındırdığını ifade ederek, düzenlemenin yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı.
CHP BALIKESİR MİLLETVEKLİ SERKAN SARI: “KANUN DEĞİL, TORBA KAOSU GETİRİYORSUNUZ!”

CHP BALIKESİR MİLLETVEKLİ SERKAN SARI: “KANUN DEĞİL, TORBA KAOSU GETİRİYORSUNUZ!”

Bu ifadelerin, kurumun kendi kendine yetebilen yapısını açıkça ortaya koyduğunu belirten Sarı, bugün gelinen noktada bunun değiştiğini söyledi.

CHP BALIKESİR MİLLETVEKLİ SERKAN SARI:   “KANUN DEĞİL, TORBA KAOSU GETİRİYORSUNUZ!”
 

“DARÜLACEZE BİR DENİZ FENERİNE DÖNÜŞMEK ÜZERE”

CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine CHP Grubu adına söz aldı. Sarı, teklifin bazı olumlu yönler içerdiğini ancak bütünsel olarak ciddi eksiklikler barındırdığını vurguladı.

  • KURUMLARI YIPRATTINIZ, ŞİMDİ SIRA DARÜLACEZE’DE

Serkan Sarı, “Kızılayı mahvettiniz, Mehmetçik Vakfını mahvettiniz, Türk Hava Kurumunu mahvettiniz; bunlar yetmedi, şimdi gözü Darülacezeye diktiniz. O kurumu size yem etmeyeceğiz, sizin arka bahçeniz yapmanıza da müsaade etmeyeceğiz.” diye konuştu.

  • ÜCRETSİZ TAŞIMAYI DEVLET DEĞİL, ŞOFÖRÜN CEBİ YAPIYOR!”

CHP’li Sarı, “65 yaş üzerindeki emeklilerimizi, gazilerimizi, engellilerimizi ücretsiz taşıyoruz. diyorsunuz, yalan söylüyorsunuz. Siz ücretsiz taşımıyorsunuz, onu toplu taşıma hizmeti veren şoförlerimiz yapıyor” dedi.

  • “ADALET BAKANI AKIN GÜRLEK’E SORDUNUZ MU?”

Teklif hazırlanırken gerekli hukuki değerlendirmelerin yapılıp yapılmadığını da gündeme getiren Sarı, “Eğer bu yetkiyle Bakanlık Akın Gürlek'in... Adalet Bakanına sordunuz mu siz bu yasayı çıkarırken, herkesin verilerine bakabilme yetkisini Bakanlığa verirken, bu verilerin nasıl korunacağını bir şekilde açıklamazken?” diye sordu.

 

 

CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülen Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine yaptığı konuşmada AKP’nin kanun teklifinin yaratacağı tahribatlara tek tek dikkat çekti.

“OLUMLU DÜZENLEMELER VAR AMA YETERLİ DEĞİL”

Konuşmasında teklifin bazı maddelerine dikkat çeken Sarı, şunları söyledi: “Kadına, çocuğa, yaşlıya, gence ve ihtiyaç sahibi ailelere yönelik bazı olumlu düzenlemeler var. Doğum sonrası izinlerin uzatılması, babalık izninin artırılması, koruyucu ailelerin desteklenmesi ve kadın konukevlerinde kalan kadınlara harçlık verilmesi önemli adımlar.”

“MECLİS DEVRE DIŞI BIRAKILIYOR”

CHP’li Sarı, yasama sürecine yönelik eleştirilerinde Meclis’in etkisizleştirildiğini ifade etti: “Ne yazık ki milletimizin bize ilettiği talepleri komisyonlarda sonuca taşıyamıyoruz. Yasalar Külliye’de hazırlanıyor, ardından paldır küldür Meclis’ten geçirilmeye çalışılıyor. Bu yöntem hatalı sonuçlar doğuracaktır.”

“TORBA KANUN ANLAYIŞI SORUNU DERİNLEŞTİRİYOR”

Kanun teklifinin çok farklı alanları tek bir metinde toplamasını eleştiren Sarı, şu ifadeleri kullandı: “Vergi düzenlemeleri var, dijital mecralar var, sosyal yardımlar var; genç var, çocuk var, kadın var… Hepsi bir çorba hâlinde getiriliyor. Böylesine önemli bir düzenlemeyi torba kanunla sunmanın hiçbir anlamı yok.”

“UZLAŞI YERİNE DAYATMA VAR”

Sarı, iktidarın yasama yaklaşımını da eleştirerek şu değerlendirmede bulundu: “Sürekli ‘Hadi çıkaralım, hadi bitirelim’ anlayışı hakim. Oysa ‘Eksikleri konuşalım, uzlaşıyla doğruyu bulalım’ denilmesi gerekir. Bu yaklaşım, sonrasında yaşanacak sorunların sorumluluğunu başkalarına yükleme çabasından ibarettir.”

“MERKEZİYETÇİ DENETİM ANLAYIŞI ENDİŞE VERİCİ”

Teklifte yer alan bazı düzenlemelerin risk taşıdığını belirten Sarı, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu teklif yalnızca sosyal destekleri değil, aynı zamanda denetimi artıran, veri toplama ve dijital alanı kontrol etmeye yönelik merkeziyetçi bir anlayışı da içeriyor. Bu eksiklikleri gidermek için birlikte çalışmak zorundayız.”

“DARÜLACEZE’Yİ SİYASETİN ARKA BAHÇESİ YAPMAYIN!”

CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülen Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine CHP Grubu adına yaptığı konuşmada, özellikle Darülaceze’ye ilişkin düzenlemelere dikkat çekti.

II. Abdülhamit iradesiyle 1895 yılında kurulduğunu hatırlatarak, kurumun yaklaşık 130 yıllık köklü geçmişine vurgu yaptı. Darülaceze’nin Osmanlı’dan bugüne uzanan sosyal dayanışma geleneğinin en önemli temsilcilerinden biri olduğunu ifade eden Sarı, kurumun İstanbul sınırları içinde fakir, kimsesiz, öksüz ve ihtiyaç sahiplerine sahip çıkmak amacıyla kurulduğunu belirtti.

“EKONOMİK KRİZ DARÜLACEZE’Yİ DE VURDU”

Sarı, komisyon görüşmeleri sırasında Darülaceze Vakfı Başkanı’nın yaptığı açıklamayı şu sözlerle aktardı: “Biz kurulduğumuz günden bugüne hiçbir zaman desteğe ihtiyaç duymadık. Bağışçıların katkılarıyla, mülkiyetlerimizle, gelirlerimizle bu Vakfı yürütebiliyorduk. Amma velakin bir kere ihtiyaç duyduk, o da Birinci Cihan Harbi zamanında. Asker aşından, azıktan verilen bir destek ihtiyacı doğmuştu.”

Bu ifadelerin, kurumun kendi kendine yetebilen yapısını açıkça ortaya koyduğunu belirten Sarı, bugün gelinen noktada bunun değiştiğini söyledi.

Sarı, mevcut ekonomik koşulların Darülaceze’yi de olumsuz etkilediğini ifade ederek şu değerlendirmede bulundu:“AKP iktidarının yaratmış olduğu bu bozuk ekonomik düzen, iflas etmiş ekonomiden Darülaceze de nasibini almış. Gelir elde etmekte zorlanıyor, bağış toplamakta zorlanıyor, ihtiyaçları karşılamakta zorlanıyor. Darülacezeyi çalıştırmakta güçlük çektiklerini kendileri söylüyorlar ve bunun için de Meclisimizden destek istediler.”

“DESTEK VERMEYE HAZIRIZ AMA…”

CHP olarak Darülaceze’ye destek vermeye hazır olduklarını vurgulayan Sarı, şu ifadeleri kullandı:

“Vergi muafiyeti isteniyor, veriyoruz; KDV indirimi, istisna isteniyor, veriyoruz; bağışların önünün açılması için gereken neyse Darülacezenin yapacağı faaliyetlere sonuna kadar destek olmaya hazırız.”

Ancak Sarı, bu desteğin kurumu büyütme adı altında kontrolsüz şekilde genişletme anlamına gelmemesi gerektiğini belirtti.

 “İSTANBUL’DA SORUNU ÇÖZEMEYEN KURUM NASIL DÜNYAYA AÇILACAK?”

Sarı, yasa teklifindeki en kritik düzenlemelerden birinin Darülaceze’nin Türkiye geneline ve yurt dışına açılması olduğunu belirterek şu sözlerle tepki gösterdi:

“İstanbul'da hizmet üretemeyen Darülaceze diyoruz ki Türkiye'nin bütün illerinde hizmet üretsin. O yetmiyor, dünyaya açılsın, dünyada yurt dışında hizmet üretsin. Kardeşim, İstanbul'da sorununu çözemeyen bir kurumu biz şimdi bu kaosun içine niye ittiriyoruz?”

KURUMLARI YIPRATTINIZ, ŞİMDİ SIRA DARÜLACEZE’DE

Sarı, geçmişte bazı köklü kurumların işlevsiz hale getirildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Kızılayı mahvettiniz, Mehmetçik Vakfını mahvettiniz, Türk Hava Kurumunu mahvettiniz; bunlar yetmedi, şimdi gözü Darülacezeye diktiniz. O kurumu size yem etmeyeceğiz, sizin arka bahçeniz yapmanıza da müsaade etmeyeceğiz.”

“KIZILAY GİBİ BİR YAPIYA DÖNÜŞMESİN”

Sarı, Darülaceze’nin ticari faaliyetlere yönlendirilmesi riskine dikkat çekerek şu uyarıda bulundu:

“İsterim ki Darülaceze deprem zamanında Kızılayın yaptığı gibi çadır satan, kavurma satan bir kurum hâline gelmesin. Kurumun yöneticilerinin topladığı kıyafetleri açıktan satarak gelir elde etmeye çalıştığı bir kurum hâline çevirmeyin.”

SİYASİ KADROLAŞMA UYARISI

Sarı, kurumun siyasi kadrolaşmaya açılabileceği yönünde de uyarıda bulundu:

“AKP'nin milletvekili adaylarını yönetici yapmak için, AKP'nin ilçe ve il yöneticilerini buralara yönetici yapmak için Anadolu'ya açma çabasından vazgeçin. Yeter ya! Memleketin her yerine çöktünüz, bir tane de saygın kurum kalsın.”

DARÜLACEZE BİR DENİZ FENERİNE DÖNÜŞMEK ÜZERE 

Denetim mekanizmalarına ilişkin ciddi eksiklikler olduğunu belirten Sarı, şu ifadeleri kullandı:

“Sayıştay tarafından denetlenecek deniyor. Sayıştay verilerine bakıyoruz, herhangi bir denetim unsuru görmüyoruz. Darülaceze bir Deniz Fenerine dönüşmek üzere, bir arifedeyiz.”

Bağışların kontrolsüz şekilde yurt dışına aktarılabileceği riskine de dikkat çeken Sarı, şunları söyledi:

“Vergi muafiyetiyle yurt dışına paralar aktarılacak; gelecek, yurt içinde kaynaklar aktarılacak; yurt dışına gidecek; bu trafiği denetleyecek bir yapı yok ortada.”

“ANADOLU’DA ZATEN YAPILAR VAR”

Sarı, Anadolu’da sosyal yardım için zaten kurumsal yapıların bulunduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“İllerde dayanışma vakıfları var, ilçelerde dayanışma vakıfları var. Belediyelerimiz aşevleri hizmeti veriyor, gıda bankacılığı yapıyor. Siz ne yapıyorsunuz? CHP’li belediyelerin topladığı bağışlara el koyuyorsunuz.”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin pandemi döneminde topladığı bağışlara el konulduğunu hatırlatan Sarı, şu soruyu yöneltti:

“Darülacezenin de topladığı bağışlara el koyacak mısınız? Gözünüz onların bağışlarında mı?”

Sarı, konuşmasının sonunda yaşlılara yönelik hizmetlerin yetersizliğine dikkat çekti:

“Şu anda 176 huzurevi var, 15 bin kişiye hizmet veriyorsunuz. 65 yaş üstü 9,5 milyon vatandaş var, 75 yaş üstü 3,6 milyon vatandaş var. Yirmi dört yıllık iktidarınızda yaşlılara verdiğiniz hizmet 15 bin kişi.”

“DARÜLACEZE’Yİ KORUYALIM”

Sarı, konuşmasını şu çağrıyla tamamladı:

“İstanbul il sınırları içerisinde kurulduğu günden beri yüz otuz yıllık deneyimini, geleneğini devam ettirsin. Bu kurumu ele alarak mahvetmeyin, sizlerden rica ediyorum.”

“ÜCRETSİZ TAŞIMAYI DEVLET DEĞİL, ŞOFÖRÜN CEBİ YAPIYOR!”

CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı toplu taşıma esnafının yaşadığı mağduriyeti ve sosyal desteklerin yönetiminde yapılan değişiklikleri de ayrıntılı şekilde değerlendirdi.

Sarı, ücretsiz toplu taşıma desteğinin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan alınıp Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na devredilmesini eleştirerek bunun sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığını ifade etti:

“Bir diğer konu, toplu taşıma hizmetleri Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından alınıp Çevre ve Şehircilik Bakanlığına veriliyor, bu yaşlılarla ilgili, 65 yaş üzerindeki ücretsiz taşıma hizmetiyle ilgili bütçe desteği. Bir kere madem bu konuyu ele aldık, düzeltelim, bu toplu taşıma hizmeti için Balıkesir'den örnek veriyorum, ücretsiz olarak binen engelli, gazi, yaşlılar taşınan yolcuların yüzde 52'sini oluşturuyor.”

“100 BİN LİRALIK YÜK VAR, DESTEK SADECE 6.500 LİRA”

Balıkesir’den somut veriler paylaşan Sarı, sistemin sürdürülemez olduğunu vurguladı:

“Bir aracın bir aydaki cirosu 200 bin lira, yaklaşık 100 bin lirası ne yazık ki ücretsiz taşımaya karşılık geliyor ve siz bu araçlara ayda ne kadar ödüyorsunuz biliyor musunuz? 6.500 lira. Sadece 100 bin lira karşısında 6.500 lira para ödeniyor.”

“AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞINI KAPATACAK MISINIZ?”

Bakanlık değişikliğinin arkasındaki yaklaşımı da eleştiren Sarı, şu ifadeleri kullandı:

“Bir düzenleme yapacaksak adamakıllı yapalım, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına niye veriyorsunuz? Sosyal yardımdır bu, sosyal destektir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığını kanımca kapatma niyetindesiniz, hakkından gelemediniz, bu ülkeyi batırdınız, bu ülkeyi açlığa, yokluğa mahkûm ettiniz ve Bakanlığınız bu işi yapamıyor, bu yardımı da gidip Çevre ve Şehircilik Bakanına veriyorsunuz.”

“DESTEKLERİ BELİRSİZLEŞTİRİYORSUNUZ”

Düzenlemede bütçe kaynaklarının da net olmadığını belirten Sarı, uygulamanın keyfî hale getirildiğini dile getirdi:

“Altı ayla sınırlı olan uygulamaları erteliyor, süre sınırını kaldırıyorsunuz. İlgili bütçelerden karşılanacak derken nereden, ne kadar karşılanacağını da göz ardı ederek bu kurumun da yaptığı destekleri yok etmeye çalışıyorsunuz.”

“TAŞIYICI ESNAFI HEDEF ALIYORSUNUZ”

Toplu taşıma esnafının ekonomik yük altında ezildiğini belirten Sarı, şu sözlerle tepki gösterdi:

“Hedefinizde taşıyıcı esnafı varsa yazıktır, günahtır. Ailelerini, çocuklarını geçindirmeye çalışıyorlar, ayda 100 bin lira masraf edip sizlerden aldığı para 6.500 lira.”

“ÜCRETSİZ TAŞIMAYI DEVLET DEĞİL, ŞOFÖR YAPIYOR”

Sarı, iktidarın söylemleri ile gerçekler arasındaki farkı vurgulayarak konuşmasını şu ifadelerle sürdürdü:

Burada, kürsüde ahkam kesiyorsunuz, ‘65 yaş üzerindeki emeklilerimizi, gazilerimizi, engellilerimizi ücretsiz taşıyoruz.’ diyorsunuz, yalan söylüyorsunuz. Siz ücretsiz taşımıyorsunuz, onu toplu taşıma hizmeti veren şoförlerimiz yapıyor. Ama utanmadan bu kürsüde şoförün, taşıyıcı esnafının cebindeki parayla ahkâm kesmekten de geri kalmıyorsunuz.”

CHP’li Sarı, konuşmasında sosyal desteklerin doğru kurumlar tarafından yürütülmesi gerektiğini, toplu taşıma esnafının yükünün hafifletilmesi için gerçekçi ve adil bir finansman modeli oluşturulmasının zorunlu olduğunu vurguladı.

“BU KADAR VERİYİ NE İÇİN TOPLUYORSUNUZ?”

Serkan Sarı, düzenlemeyle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na verilen geniş veri erişim yetkisini sorgulayarak şunları söyledi:

“Bir de şeyi sormak istiyorum: Bu sosyal yardımla ilgili vatandaşların, başvuranların değil bütün vatandaşların taşınır, taşınmaz, sosyal güvenlik, sosyal yardım, sağlık, gelir, gider, varlık, nüfus, mali durumlarıyla ilgili bilgilere ulaşma yetkisini Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına veriyorsunuz; bu kadar veriyi ne için arıyorsunuz? Benim verime, senin verine ulaşabilecek Bakanlık politika geliştirebilmek için.”

“BU YETKİLERİN SINIRI NEDİR?”

Veri güvenliği ve yetki sınırlarının belirsizliğine dikkat çeken Sarı, şu ifadeleri kullandı:

“Yalnız size bir şey soracağım, zor durumda kalmayın. Akın Gürlek'in de dosyalarına bakarsa bu Bakanlık tutuklanmak zorunda kalabilir, onun verilerini incelerse cezaevine girer sizin Bakanınız. Yoksa Bakanın hesaplarına bakmak yasak. Bakan bütün memurlar cezaevinde.”

“ADALET BAKANLIĞI’NA SORDUNUZ MU?”

Teklif hazırlanırken gerekli hukuki değerlendirmelerin yapılıp yapılmadığını da gündeme getiren Sarı, şu soruları yöneltti:

“Eğer bu yetkiyle Bakanlık Akın Gürlek'in... Adalet Bakanına sordunuz mu siz bu yasayı çıkarırken, herkesin verilerine bakabilme yetkisini Bakanlığa verirken, bu verilerin nasıl korunacağını bir şekilde açıklamazken?”

Konuşmasında yerel yönetimlere yönelik uygulamalarla merkezi idarenin yaklaşımını karşılaştıran Sarı, çarpıcı bir eleştiri getirdi:

“Ama İBB'de sosyal yardımlarla ilgili toplanan verilerden dolayı casusluk suçundan yargılanıyor şu anda Belediye Başkanı. Siz ne yapıyorsunuz? Bu kamu kurumlarını ne hale getirdiniz, yazıktır, günahtır.”

CHP’li Sarı, teklifin mevcut haliyle hem kişisel verilerin güvenliği hem de kamu yönetimine duyulan güven açısından ciddi riskler barındırdığını ifade ederek, düzenlemenin yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı.

Balıkesir HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.