Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam

AFERİN MUSTAFA MÜDÜR’E !

GÜNDEM 12.02.2026 - 16:50, Güncelleme: 12.02.2026 - 16:50
 

AFERİN MUSTAFA MÜDÜR’E !

TACİZ OLAYI İLE İLGİLİ TUTANAK TUTMUŞ Kİ HABERİ VARMIŞ!
                                     NE İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNE,                                                    NE  KAYMAKAMLIĞA,                 NE İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNE BİLDİRİM YAPMAMIŞ.                    TCK m. 278-279 KAPSAMINDA SUÇ İŞLEMİŞ OLUYOR. 15 Temmuz Şehitler Anadolu Lisesi Müdürü Mustafa UZANÇ okulundaki öğrencisinin halk oyunları eski çalıştırıcısı Ayhan AYNA ile ilgili cinsel taciz iddiasından haberdar olmasına rağmen hatta rehber öğretmen Özgül ASLAN ile birlikte tutanak tutmasına rağmen bu tutanağı Altıeylül İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne, Altıeylül Kaymakamlığına  ve Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bildirmemiş… Mustafa UZANÇ  öğrencisine taciz iddiası olan Ayhan AYNA hakkındaki tutanağı neden üst makamlara bildirmedi? İdari soruşturma açılmasını neden engelledi? Bildirmediği tutanak sayesinde taciz iddiası olan halk oyunları çalıştırıcısının kaç yıl daha okulda çalışmasını sağladı? Milli Eğitim Bakanlık müfettişleri eğer durumu incelemeseydi bu kişi çalışmaya devam edecek miydi? Bir kurumun en üst makamı, sadece kağıt üzerindeki işleyişten değil, o kurumun çatısı altındaki her bir bireyin onurundan sorumludur. Taciz gibi ağır bir iddiayı "sümen altı etmek" veya "idare etmek", bir yönetim tercihi değil; Türk Ceza Kanunu ve İş Kanunu kapsamında açık bir ihlaldir. Okul müdürü Mustafa UZANÇ’ın  "suçu bildirmeme" (TCK m. 278-279) ağır yaptırımlara tabidir. Bir müdür, kendisine ulaşan taciz iddiası ile ilgili tutanak tutup üst makamlara bildirimde bulunmayarak: Delillerin karartılmasına zemin hazırlamış, Failin korunmasına aracılık etmiş, Mağdurun uğradığı zararın derinleşmesine neden olmuş… 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve Borçlar Kanunu uyarınca; işveren (veya işveren vekili olan müdür), çalışanların psikolojik ve cinsel tacize karşı korunması için gerekli her türlü tedbiri almakla yükümlüdür. Tutanağın tutulup idari soruşturma için okul müdürü Mustafa UZANÇ’ın olayı Altıeylül Kaymakamlığına ve İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bildirimde bulunmaması, bu yükümlülüğün kasten ihlalidir. Bir yöneticinin asli görevi, koltuğunu korumak değil, o koltuğun temsil ettiği adaleti ve güveni tesis etmektir. Taciz iddiası karşısında sessiz kalan bir müdür, failin suç ortağı, hukukun ise muhatabıdır. Bu kayıtsızlık, idari bir hata değil; ahlaki ve hukuki bir firardır. "Şaibe altındaki yönetici, şaibesi netleşene kadar o makamı temsil edemez." İhmali sabit olan veya bu yönde güçlü emareler bulunan bir müdürün görevine devam etmesi, sadece şahsi bir kusur değil, onu o görevde tutan iradenin de sorumluluğuna işaret eder. Sessizlik, bu suçun en büyük yakıtıdır. (Bu arada kasa bir bilgi notu vereyim; Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürlüğü müfettişleri Mustafa UZANÇ hakkında 12.01.2026 tarihi itibariyle Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuşlar.) Ama ne ilginçtir ki okul müdürlük görevinde kalmasında sakınca görmemişler. Soruşturmayı yapan müfettişler! okul müdürünün müdürlük görevinde kalmasında sakınca görmeyenler! Bu sözümüz size: Eğitim kurumları, toplumun en korumasız bireyleri olan çocukların emanet edildiği yerlerdir. Bir taciz iddiasının üzerini örten bir anlayışın yönetimde kalmaya devam etmesi: Velilerin devlete olan güvenini sarsar. "Korumacılık" kültürünü besleyerek diğer potansiyel failleri cesaretlendirir. Okulu bir eğitim yuvası olmaktan çıkarıp, hukuki denetimin giremediği bir "kapalı kutu" haline getirir. Mustafa müdür! "Tuttuğunuz tutanağı üst makamlara bildirmeye vakit bulamayan 'meşgul' kaleminizin, adliyedeki ifade zaptını imzalarken sergileyeceği hızı merakla bekliyoruz.
TACİZ OLAYI İLE İLGİLİ TUTANAK TUTMUŞ Kİ HABERİ VARMIŞ!

 

                                   NE İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNE,

                                                   NE  KAYMAKAMLIĞA,

                NE İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNE BİLDİRİM YAPMAMIŞ.

                   TCK m. 278-279 KAPSAMINDA SUÇ İŞLEMİŞ OLUYOR.

15 Temmuz Şehitler Anadolu Lisesi Müdürü Mustafa UZANÇ okulundaki öğrencisinin halk oyunları eski çalıştırıcısı Ayhan AYNA ile ilgili cinsel taciz iddiasından haberdar olmasına rağmen hatta rehber öğretmen Özgül ASLAN ile birlikte tutanak tutmasına rağmen bu tutanağı Altıeylül İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne, Altıeylül Kaymakamlığına  ve Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bildirmemiş…

Mustafa UZANÇ  öğrencisine taciz iddiası olan Ayhan AYNA hakkındaki tutanağı neden üst makamlara bildirmedi? İdari soruşturma açılmasını neden engelledi? Bildirmediği tutanak sayesinde taciz iddiası olan halk oyunları çalıştırıcısının kaç yıl daha okulda çalışmasını sağladı? Milli Eğitim Bakanlık müfettişleri eğer durumu incelemeseydi bu kişi çalışmaya devam edecek miydi?

Bir kurumun en üst makamı, sadece kağıt üzerindeki işleyişten değil, o kurumun çatısı altındaki her bir bireyin onurundan sorumludur. Taciz gibi ağır bir iddiayı "sümen altı etmek" veya "idare etmek", bir yönetim tercihi değil; Türk Ceza Kanunu ve İş Kanunu kapsamında açık bir ihlaldir. Okul müdürü Mustafa UZANÇ’ın  "suçu bildirmeme" (TCK m. 278-279) ağır yaptırımlara tabidir. Bir müdür, kendisine ulaşan taciz iddiası ile ilgili tutanak tutup üst makamlara bildirimde bulunmayarak: Delillerin karartılmasına zemin hazırlamış, Failin korunmasına aracılık etmiş, Mağdurun uğradığı zararın derinleşmesine neden olmuş…

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve Borçlar Kanunu uyarınca; işveren (veya işveren vekili olan müdür), çalışanların psikolojik ve cinsel tacize karşı korunması için gerekli her türlü tedbiri almakla yükümlüdür. Tutanağın tutulup idari soruşturma için okul müdürü Mustafa UZANÇ’ın olayı Altıeylül Kaymakamlığına ve İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bildirimde bulunmaması, bu yükümlülüğün kasten ihlalidir.

Bir yöneticinin asli görevi, koltuğunu korumak değil, o koltuğun temsil ettiği adaleti ve güveni tesis etmektir. Taciz iddiası karşısında sessiz kalan bir müdür, failin suç ortağı, hukukun ise muhatabıdır. Bu kayıtsızlık, idari bir hata değil; ahlaki ve hukuki bir firardır. "Şaibe altındaki yönetici, şaibesi netleşene kadar o makamı temsil edemez." İhmali sabit olan veya bu yönde güçlü emareler bulunan bir müdürün görevine devam etmesi, sadece şahsi bir kusur değil, onu o görevde tutan iradenin de sorumluluğuna işaret eder. Sessizlik, bu suçun en büyük yakıtıdır. (Bu arada kasa bir bilgi notu vereyim; Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürlüğü müfettişleri Mustafa UZANÇ hakkında 12.01.2026 tarihi itibariyle Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuşlar.)

Ama ne ilginçtir ki okul müdürlük görevinde kalmasında sakınca görmemişler. Soruşturmayı yapan müfettişler! okul müdürünün müdürlük görevinde kalmasında sakınca görmeyenler! Bu sözümüz size: Eğitim kurumları, toplumun en korumasız bireyleri olan çocukların emanet edildiği yerlerdir. Bir taciz iddiasının üzerini örten bir anlayışın yönetimde kalmaya devam etmesi: Velilerin devlete olan güvenini sarsar. "Korumacılık" kültürünü besleyerek diğer potansiyel failleri cesaretlendirir. Okulu bir eğitim yuvası olmaktan çıkarıp, hukuki denetimin giremediği bir "kapalı kutu" haline getirir.

Mustafa müdür! "Tuttuğunuz tutanağı üst makamlara bildirmeye vakit bulamayan 'meşgul' kaleminizin, adliyedeki ifade zaptını imzalarken sergileyeceği hızı merakla bekliyoruz.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.