Aralık 6, 2021

Balıkesir Kulis Gazetesi

Balıkesir’in Tarafsız Sesi

Anasayfa » AHMET ESMERAY

AHMET ESMERAY


26.07.2021 4. Dalgaya hazırmıyız.

Eğitime değil tatile önem veren bir ülkeyiz.
Turizm’i düşünerek ülkede rahatlama yaratıldı. Sözde önlemler yürürlükte ama gercekte herkes gayet rahat,Covit yokmuş gibi.
Eylül ayı itibarı ile okullar açılacakmı .Acılacaksa hazırlıklar ne alemde.Turizme gösterilen ilgiyi canımız evlatlarımıza da bekliyoruz.
Berlin: Almanya’da olası bir Sonbahar/Kış aylarında kötü senaryoya karşı hazırlıklar başladı. İlk olarak okullar açılmadan havalandırma sistemleri, öğretmen ve personelin aşılanması, hijyen malzemelerinin tedarik edilmesi planlı bir şekilde başladı.
Aynı zamanda hastaneler için ilaç ve malzeme tedarıği, yoğun bakımların düzenlenmesi gibi uygulamalar için ek bütçe oluşturuldu. Hastanelere yoğunluk fazla olmayacağı tahmin ediliyor. Fakat yinede açıl durumlara karşı önlemler alınacak.
Akıllı ülkeler ileride oluşabilecek kötü senaryolara karşı farklı planlar hazırlar
Bizde ise vermedigimiz eğitimden çocukları sorumlu tuttuğumuz sınavlar yaptık.
Sağlık personelini aşırı yorarak,özlük haklarını kisitlayarak calistirdik.
Her yönden gecikmiş adımlarla pandemi sürecini yonettik.
Umarım bundan sonraki süreçte Türkiye’de de @saglikbakanligi ve ilgili diğer bakanlıklar doğru,hızlı planlar yapıyordur.

12.07.2021 İlk kez yatırım amaçlı gayrimenkul alacaklar için 5 püf nokta!

Birikiminiz hazır, bütçenizi ayarladınız ve işte gayrimenkul yatırımı için ilk adımı atma zamanı geldi. Yatırımını gayrimenkulden yana kullananlar, “güvenli liman” olarak değerlendirilen emlak pazarında birikimlerini değerlendirme fırsatı yakalıyor. Aynı zamanda yatırım amaçlı alınan gayrimenkulden kira geliri elde etmek de özellikle konut kredisi kullananlar için bütçelerini planlamakta iyi bir kaynak oluşturabiliyor.
Peki ilk kez yatırım amaçlı gayrimenkul sahibi olacaklar bu süreçte nelere dikkat etmeli? İşte yatırım amaçlı emlak satın alanlar için 5 önemli püf noktası!..
 1) Mevcut finansal durumunuz
Çoğu insan bir gayrimenkule yatırım yapar yapmaz, satın aldığı ay itibariyle hemen geri dönüşün keyfini çıkarmaya başlayacağını düşünür. Ancak bu nadiren olur. Tabii kiracısı hazır ev satın almak tercihiniz ise durum başka.
Eğer yatırımlık mülkünüzden yüksek kira geliri elde etmek istiyorsanız, söz konusu gayrimenkulün iç özelliklerini iyileştirmek için bir miktar harcama yapmanız gerekecektir. Banyo yenileme, mutfak dolaplarını değiştirme, zemin tadilatı gibi… Böylece evin değerini artırabilir ve daha yüksek fiyata kiracı bulabilirsiniz. Bunun için ihtiyacınız olan bütçenizde bu yenilemeler ve iyileştirmeler için uygun bir miktarın bulunmasıdır.
2) Kredi Derecelendirme Notunuz
Eğer bir bölümünü konut kredisi kullanarak ilk yatırım amaçlı gayrimenkulünüzü satın almayı düşünüyorsanız, mutlaka kredi notunuzu öğrenmelisiniz.
Kredi notu riskli grubuna girmemeli… Konut kredisi ile ev alacaklar için kritik konuların başında kredi notu geliyor. Esasında kredi notu, bankalarda yapılacak birçok işlemde belirleyici olabiliyor. Kredi notu hesaplamasında bankalara olan önceki kredilerinin geri ödemesini ve kredi kartı borçlarını düzenli olarak ödeyenler yüksek nota sahip oluyor.
Kredi notu 1 ile 1900 arasında değişebiliyor ve beş aralıkta değerlendiriliyor. En riskli grup 0-699, orta riskliler 700-1099, az riskliler 1100-1499, iyi olanlar 1500-1699 ve çok iyi olarak nitelendirilenler ise 1700-1900 aralığındaki kredi notuna sahip oluyor.
Söz konusu skorlamaya göre kredi notu 1550 ile 1900 arasında olanlar konut kredisini kolaylıkla alabiliyor. Riskli gruba girenler için ise tam tersi bur durum söz konusu; konut kredisi başvurusuna olumlu cevap alma olasılığı hayli düşük oluyor.
Kredi verme aşamasında bankaların alt sınırı bankadan bankaya değişebildiği gibi, konut kredisi almak için kredi notunun yanı sıra kredi miktarı, gelir seviyesi, sigortalılık süresi gibi konular da etkili oluyor.
 3) Yatırımlık gayrimenkulün bulunduğu bölge
Ne kadar kira geliri elde edebileceğiniz, mülkün bulunduğu yer ile yakından ilişkilidir. Yüksek kira değerine sahip konutlar için hem kiracı talebinin canlı olduğu hem de okul, hastane, alışveriş merkezi gibi yakın çevre özelliklerinin bulunduğu bölgelerde yatırım yapmanız gerekir.
Gayrimenkulün şehir merkezinde olması tabii ki avantaj, ancak ulaşım avantajına sahip ya da kentsel dönüşüm planlaması, metro yatırımı gibi gelişmelerin yakın gelecekte yapılacağını bildiğiniz ilçe ve mahalleler de ilgi alanınızda olmalı. Bu sayede emlakta prim yapacak bir bölgede yapacağınız yatırım birkaç yıl içinde size daha çok kazanç sağlayacaktır.
4) Amacınıza uygun doğru gayrimenkule yatırım yapmak
3+1 veya 4+1 bir konut yatırım için elbette yanlış bir tercih değildir. Hele de emlak değeri olan bir bölgedeyse… Yine de 1+1 veya 2+1 dairelerin daha hızlı kiraya verilebildiğini, satışa çıkarmak istediğinizde daha çabuk alıcı bulduğunu unutmayın.
Özellikle öğrenciler, yeni evlenen çiftler ve yalnız yaşayanlar için 1+1 ve 2+1 daireler daha revaçta oluyor. Nedeniyse ısınmadan ev eşyasına kadar masraflarının daha az olması.
 5) İlk kez gayrimenkul yatırımında gerçek bir profesyonelle çalışmak
İlk kez gayrimenkul yatırımı yapacaksınız en iyi kararı vermek için bu süreci yalnız yürütmeyin. İşinde uzman bir gayrimenkul danışmanı sizin için bu zorlu dönemi kolaylaştıracak, bütçenize ve beklentinize uygun gayrimenkulü bulmanızda yol gösterici olur.

05.07.2021 TOTAL-MOİL-MİLANGAZ-KÜMAŞ-SAGRA-TAMEK

Demirören Pazar Payı Azalan Total’i OYAK’a Nasıl Daha Pahalıya Sattı?
Sektör kaynakları Demirören tarafından satın alındıktan sonra Total’in çok istasyon kaybettiğini, gidenlerin yerine kârsız istasyonların konulduğunu, bunun sonucunda sadece pazar payının değil kârın da gerilediğini söylüyorlar.
Soru:
A şirketi akaryakıt sektöründe faaliyet göstermektedir. Şirketin 2016 yılında yüzde 5.62 pazar payı vardır. Sahibi o yıl şirketi 358 milyon dolara başka bir girişimciye satar. Aradan 4 yıl geçer. A şirketinin pazar payı yüzde 5.05’e iner. Kârı da azalır. Yeni sahibi de şirketi satmaya karar verir. A şirketi 2020’de bazı kaynaklara göre 360 milyon dolara, bazı kaynaklara göre ise 400 milyon dolara yakın bir rakama satılır. Bu olayla ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
1. Pazar ve kârı daralan şirketi daha pahalıya sattığına göre söz konusu girişimci ticaretten iyi anlamaktadır.
2. Şirketi son satın alanın harcayacağı çok parası vardır.
3. Bu işin içinde bir iş vardır.
Konumuz, Demirören’in Total ve M Oil markalarını ve tüm operasyonlarını 450 milyon dolara (2.65 milyar TL) OYAK’a satışı ( Milangaz’ın da marka ve lpg operasyonlarını OYAK’a sonradan sattı)
Total aslında bir Fransız şirketi. Dünya genelinde 200 milyar dolardan fazla cirosu, 100 binden fazla çalışanı var. 2016’da Türkiye’deki işlerini 325 milyon euro, yani 358 milyon dolara Demirören’e satıp çıktı.
2016 sonunda Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun verilerine göre Total’in akaryakıtta yüzde 5.62 pazar payı bulunuyordu.
Demirören 2018’de 1.2 milyar dolara Aydın Doğan’ın Hürriyet, Posta, Kanal D, CNN Turk gibi medya işlerini de satın aldı. Demirören bu satın alım için Ziraat Bankası’ndan kredi kullandı. Ziraat tarafından verilen kredinin miktarının 750 milyon dolar olduğu ve 2 yıl geri ödemesiz, 10 yıl vadeyle sağlandığı öğrenildi.
2 yıl geri ödemesiz dönem 2020’de doluyordu.
2020 yılına kısa süre kala Demirören Total’i ve kendisine ait küçük akaryakıt şirketi M Oil’i OYAK’a 450 milyon dolara satıp rahat bir nefes aldı.

Total’e 360 milyon dolar, M Oil’e ise 90 milyon dolar fiyat biçildiği yazıldı. Yani Demirören Total’i aldığının çok çok fazlasına sattı.
Ama bazı sektör kaynakları, pazar payı Total’dan çok daha küçük olan ve ciddi bir varlığı bulunmayan M Oil’in 90 milyon dolar değil etse etse 40-50 milyon dolar edeceği görüşünde. Bu görüş doğruysa Total 360 milyon dolardan da yüksek bir rakama satıldı.
360 veya 400… Her durumda Total’in 4 yıl önceki fiyatın üzerine satıldığı açık.
Oysa EPDK’nın verilerine göre Total’in pazar payı aradan geçen 4 yılda yüzde 5.05’e inmişti.
Bu dönemde pastanın büyümediğini, akaryakıt sektörünün yerinde saydığını da belirtelim. Zira 2018 ve 2019 kriz yılıydı. Türkiye İstatistik Kurumu’na göre 2019 yılında akaryakıt satışlarından elde edilen ciro bir önceki yıla göre yüzde 11.3 arttı. Enflasyonun yüzde 11 civarında olduğunu düşünecek olursak sektörün reel olarak büyümediğini söyleyebiliriz.
Üstelik konuştuğumuz sektör kaynakları Demirören tarafından satın alındıktan sonra Total’in çok istasyon kaybettiğini, gidenlerin yerine kârsız istasyonların konulduğunu, bunun sonucunda sadece pazar payının değil kârın da gerilediğini söylüyorlar.
OYAK’ın Türkiye’nin kasası en dolu şirketlerinden biridir. Zaten buna dayanarak kısa süre önce İngiltere’nin çelik devi British Steel’i almaya da kalkmıştı. Ama o satın alma yarım kaldı.
Soru şu: OYAK pazar payı gözle görülür azaldığı ve daraldığı halde Total ve Moil’e piyasa değeri 360-400 milyon dolar iken neden 450 milyon dolar verdi.
Daha sonra da 2020 yılı içinde Milangaz’ın marka ve lpg operasyonlarını da OYAK aldı. Ancak ne kadara alındığı konusunda OYAK tan cevap alamadık.
KÜMAŞ- SAGRA VE TAMEK ile ilgili de bunların piyasanın çok üstünde alındığını biliyoruz. İlginçtir ki özellikle Sagra alındıktan sonra Ordu Valisinin Devlet büyüklerine teşekkür mesajlarını okuduk. Oysaki OYAK Özel Kanun Hükümlerine tabi tüzel kişilik olup kamu kaynaklarından tek kuruş girdisi olmayıp yasa gereği de sahibi ne küçük iğnesine kadar 25-35 sene boyunca parası kesilen üyelerdir.Üyeler adına alınan bu yerler için Ordu Valisinin neden üyelere değil de devlet büyüklerine teşekkür ettiğini de takdirlerinize bırakıyor saygılarımızı sunuyoruz.

(Visited 18 times, 1 visits today)